27 Ekim 2025 Pazartesi

MİLLİ TAKIM VE DÜNYA FUTBOLU



Lamine Yamal için müslüman bir kardeşimiz diye biliyoruz. Arda Güler ve Kenan Yıldız ile beraber şuan dünyanın en iyi futbol oynayan 3 gencinden biri...

Lakin Yamal hareketleriyle o kadar itici ki, büyük bir ahlak sorunu var. Çömez kendini dev aynasında görünce 2 günde dünya medyasına maskara olmuş durumda şuan diğer gençlerimize bu tablo ibret olmalı... En azından biraz Ardaya bakıp ahlak sahibi olabilir. Ardanın da çok kusuru var, insan, siyonist reklamda oynadı maalesef ancak birçok ahlaklı yanı var, mütevazı, terbiyeli... 

Maalesef Arda Güler hocaların ısrarı yüzünden henüz dünyanın en iyisi olamadı. Tam bir 10 numara tam forvet arkası... Maalesef geçenki hoca oynatmıyor kanatlara atıyordu, yenisi ise defansla heba ediyor çocuğu. Bellingham ve Camavinga gibi iki canavar uzun defansif oynamalıyken Ardayı yoruyor, Ardadan Alex tarzı Modric çıkar, Casemiro çıkmaz.
Hatta forvete alışabilse Messiyi bile geçebilir kariyerde inşâallah... Arda süper cömert iken maalesef Vini, Bappe, Belling üçlüsünün bencilliğine uğruyor. Bir sürü açık gol pozisyonunda pas atmadılar. Çocuğun bu sezon en az açık 10 gol ihtimalini yediler.

Kenan Yıldız ise daha talihli asla ayrılmamalı şimdi. Juventusta Ardanın olması gereken rahatlık ona verilmiş, arkadaşları pas atıyor ona. Can Uzun ise santrafora alışabilse hem makine golcü olabilir belki hem Milli Takımın özlediği yeni Burak... 

Barış Alper Yılmaz da yetenekli ancak cesur değil, PSG, Real, Münih gibi takımlar varken paranın peşine düşmüş. Kendisi de tüm riskleri alıp mesela İntere Hakanın yanına gitmeli. Yunus tam Galatasaray efsanesi olma adayı hep cimbomda kalmalı o burada iyi. Kerem ise hatalarla heba etti kendini çoktan... 

Orkuna da çok yazık oldu. Juventus, Atletico, Dordmund, Bayern filan varken başarısızlığa transfer oldu. Keremden bile beter hali... Can Uzuna ibret olmalı aynı hataları yapmamalı, Bayerne gitmeli mesela...

Gençlerimiz yetenekli ama önlerini açacak adam pek yok, bilgisi olan nicesi kendi kişisel menfaatlerine dalmış gitmiş... 

Parlayan bir Mert Kömürcü var kaptırmamak için elden gelen yapılmalı mesela... Bu gençler iyi yetişirse inşâallah Türkiye finale oynayabilir Dünya ve Avrupa kupalarında... 

21 Ekim 2025 Salı

ADALETİN PSİKANALİZİ

ADALETİN PSİKANALİZİ VE HUKUK PSİKOLOJİSİ

1) Küresel çapta bir ülkedeki en azılı seri katiller, o ülkedeki katilleri salıp duran adaletsiz yargıçlardır. Bunların en yobaz suç ortakları ise adaletsiz sistemi adilce değiştirmeye çabalamayan, kula kul olan, bencil ve menfaatçi siyasilerdir.

2) Asrı Saadet dönemindeki gerçek İslam Devletinin adil hukukuyla dünyayı şereflendiren kısas olgusu, kuşkusuz hem adaleti hem caydırıcı ceza sistemini insanlığa armağan etmiştir. Bugün kadın, çocuk, mazlum cinayetlerinde sokaklara yığılıp idam isteyen toplumlar, bilinçli ya da bilinçsiz bir fıtrat ve hukuk psikolojisiyle, kusursuz İslam Hukukuna hasret kalmış ruhlarının o derin psikanalitik hüzünlerini, acılarını, sancılarını, özlemlerini haykırıyorlar.

3) Dünyada canı kendine en tatlı olanlar, zalimlerdir, katillerdir. Halklara travma yaşatıyorlar şimdi medya yoluyla da... Sadece öldürmekle kalmıyorlar, fitneye, fesada, ifsada, anarşiye, kaose sebep oluyorlar. 
Bu şeytanlara köle olmuş taş yürekleri ancak ölümle caydırabilirsin. Cezaevi onlar için otel, tatil ve kendi sınıfıyla sosyalleşme ortamı, mekanıdır. Psikopat olabilmek için kötü gençler bugün cezaevini bir üniversite olarak görüyor. Diploma aşkı ile yanıp tutuşan zalim adaylarının bugün adeta biricik hedefi hapishanelerdir.
İyiler askerlik anısı biriktirirken zalimler cezaevi anısı biriktiriyor hiç utanmadan, kızarmadan, zira vatan haini azılı suçlulara vatan ne demek asla öğretemezsin mesela asla... Acilen bütün toplum acil durumlar için nefsi müdafa ve savunma dersleri almalı. Adaletsizliğe güvenmeyen iyilerin artık mecburiyetten yavaş yavaş silahlandığı bir çağa gidişat... 

4) Bugün zalimlerin  önemli bir kısmı rahatça türlü raporlar alıyor. Bunun verdiği güvenle saldırdıkça saldırıyorlar insanlara. Dosyaları boylarına ulaşmış ama hala salınıyorlar. Bir kısmı tabi. Kalan kısmı ise şuan mezarda. Zira toplumda çoğu zaman kendisine dokununca artık isyan edip adaletsizliğe başkaldırıp işi kendisi halletmek isteyenler, halledenler oluyor. Kısasın gelmesini istemeyenler genelde acımasız, kötü, suçlu tipler. Katil, hırsız, terörist olma ihtimali olan her zalimin, adil İslam Hukukuna karşı çıkması pek doğaldır, çünkü kir ancak kirletir. Sırf ibre bir gün kendilerine dönmesin diye o keskin adalete bu adaletsiz mağara devrini tercih ediyorlar, göz yumuyorlar, göz yumduruyorlar. Halklara da çağrımızdır. Bu bataklığın sinekleri sizi tenhada yalnız avlıyor, sevdikleriniz ölünce değerini anlıyorsunuz kısasın, hem iş işten geçiyor hem dağınık sesleriniz fayda vermiyor. Gelin hep beraber bir hamlede adaleti isteyelim ve yüzümüzü tamamen hakikate çevirelim, görün o zaman büyük bir bahçe nasıl yeşerir. Ne siyasa ne piyasa önümüzde durabilir! 

5) Böyle güvensiz bir ortamda yaşayıp buna isyan etmeyen toplumlardır asıl doğal olmayan asıl acı olan! Haksızlığa karşı durmayan bir iyiden geriye ne kalır? Haksızlığa mani olmak için çabalamak, hakkı haykırmak bir iyinin iyi kalabilmek için yapacağı en temel ödevidir. Bunca kötülüğün içinde bencilce konfor alanından çıkmamak, kendi tarlana dalıp gitmek, zulme dilsizlik de kötülüktür asla unutma! Haksızlığa susan iyiyim demesin! 

6) İyi müslüman, mesuliyetini sırf Allah rızası için yerine getirir. Yaradan için fıtratına dönen bir yaratılmışın değerlenmesi tek İlahi Nizam sahibi Yüce Hakk hazretlerinin sonsuz kusursuz kudretinden muhteşem bir lütuftur. Müslüman en başta kendi mahallesinden mesuldür. Ülkende sürekli haksızlığa karşı çıkmak için kullanabileceğin bütün alanları konforun için doldurmuyorsan mesul olacaksın kardeşim, şuursuz da değilsin, bahanen yok, bunu asla unutma! Sadece dua mesuliyeti üstünden alır mı? Bunu iyice bir düşün! Cemiyetleşip elle, dille, amel etmek artık çok kolay ama gel gör ki eskisi kadar fedakar, vefakar bulmak şimdi daha zor! Medine devrini yaşamadan Mekke devrine geçemezsin! Elleri taşların altına koyma zamanıdır. 

7) Başörtü davasını kazandıktan sonra örtünün altındaki nice başların kaybedildiği bir şımarık ortamda, mücadele daha rahat yapılabilecekken artık, gel gör ki mücadele edecek yiğit azalmış durumda. Son asırda İslam diyerek başa gelip sonra menfaat ehli olan nice münafık zalim yüzünden, cemiyetleşmeye ürkenler de var elbet. Bunlara tavsiyemiz, temizseniz baş siz olun, büyük cemiyetler olamıyorsak küçük küçük cemiyetler olalım tam birleşene kadar ama elbette birlik içinde. Bu cemiyetlerin başları disiplinli dosdoğru bir şura oluştursun, böylelikle aramızda kötü bencil sapkınlar palazlanamaz! İnsanları kandıramaz. 

8) Özetle analiz de çözüm de bellidir. İyiler harekete geçmeli. Hakkı haykırmalı. Hakikate davet etmeli. Bilgisiz yığınları bilgilendirmeli. Adalet aşkıyla ülkelerim tam beynine baskı yapmalı. Gereken sinyalleri göndermeli. Öyle ki bencil kötü siyasanın bahanesi kalmasın! Mazeret asla bulamasın... Şu dünyaya bir defa geliyorsun? Ömrünün kaosta endişe içindr mahvolmasına razı mısın? Değilsen baskı yap, iste... İnan bana bir denesen kısası, adaleti, göreceksin disiplini, huzuru... Bak Arabistan, Suud zalimlerine rağmen, kısas olduğu için bazı şeri cezalar olduğu için suç oranlarının azlığına git bak... Asrı Saadet huzurunun, adaletinin tam olduğunu düşün şimdi... Dünyanın en aydınlık çağları kuşkusuz elçiler döneminde gerçekleşmiştir. En karanlık insanlarla mücadele ede ede... 

19 Ekim 2025 Pazar

NESLİMHAN

Senin kalbin yumurcak balerin mi?
En karanlık en derin ormanlarda...
Bir ışığın vurduğu nehre suya inen!
Nazenin bir ceylan mı senin kalbin?Gözlerinde yılkılar uçuşuyor neslim,
Gözlerinde binbir acı binbir sevinç...
Gözbebeklerin sanki ruhuna açılan!
Bir çift kuyu aşktan ve yusufçuktan.Dokunsam değeceğim içine sanki,
Bir o kadar uzak bir o kadar vaveyla!
Al götür tenhana yalnızlığımı doldur.
İki yalnızlık bir mahşer eder mi leyla...Gönlün öyle bir bülbül ki gülümde,
Bülbülistan giderse gülistan solar!
Gel birleştir yarım kalan baharımızı.
İki kış bir bahar etsin göğsümüzde...Senin kalbin yumurcak balerin mi?
Neresinden tutsam sen kokuyorum!
Kıyamam pumuklara bile sarmaya,
Yazsınlar arslan ceylana av şimdi...

12 Ekim 2025 Pazar

AMED



Milyonlarca gariban evine genellikle bir maaş giriyor.
Asgari 22 bin veya emekli ise 19 bin civarı... 

Elektrik ve su ise 2000 civarı geliyor.
Doğalgaz ise normalde 500 civarı iken kışıb 2000, 3000 civarı geliyor. 
Vergisi, aidatı derken... 

Aylık 7, 8 bin civarı sadece faturaya gidiyor. Bu bahsettiğim klimasız gariban evler! 

Elde kalıyor 10 bin... Nicenin evi kira... Evi kira olmayan yoksulca geçinebilirken, kira olan düşün ne halde...

Son 7 yılda gelinen ahval budur. Vatandaşın alım gücü en az yarıya indi. Bunun müsebbibi ise herkesin malumu... İktidar, siyasa piyasası... 

Allah herşeyi görüyor. Yoluna uymayanları da... İnsanları zor duruma düşürenleri de... İnsanları muhtaç hale getirip sonra küçük sözde yardımlarla vicdan rahatlatanları da ki verdikleri yardım milletin emeği... 

Allah hakkıyla işiten, gören, bilendir. 
Mesulleri halk olarak Allaha şikayet ediyoruz. Etmeyenler de artık etsin ki iki cihanda hesap vakti daha da yakınlaşsın mesuller için... 

Ankara Abisini sadece izlesenize... Tavsiyem... Sosyal medyada nicesi var onun gibi... Gidin bakın vatandaşların düştükleri hallere... 

Orta gelirlilerin yoksullaştığı bir vatanda yoksullar bazı Afrika çocuklarına dönüşmüş durumda... 

Şüphesiz Allah en güzel vekildir. En güzel Hakim... Sonsuz kusursuzdur adaleti... Bunu hep beraber göreceğiz... Hesap vakti yaklaşıyor. 

Malınız, evladınız, şöhretiniz, alkışlayanınız, adamınız mahşerde sizi kurtaramayacak... İnsanları düşürdüğünüz durumlar yanınıza kalır mı sandınız? 

Ey Sisi gibi olan bütün Ortadoğu siyasileri hepiniz hesap vereceksiniz... 


6 Ekim 2025 Pazartesi

DİYARBEKİR SURLARI VE ULAŞIM SORUNLARI



Diyarbakır Surları balici tinerci, madde bağımlısı leşlerin, onun bunun çocuğu sapık ve sapkın pisliklerin mekanı olmuş.

Çöp ve mikrop ve günah dolduruyorlar! Bütün restore edilen surları gezmek acilen ücretli olmalı. Buradan gelecek ücretler buradaki 24 saat nöbet tutacak görevli bekçilerin maaşına ayrılmalı.

Diyarbakır Surları için 100 kalıcı güvenlik görevlisi veya bekçi istihdam edilmeli! Yazık değil mi! Restore edilsin diye yıllarca uğraştık gazeteciler olarak sesimizi duyurduk da sonunda gelip milletin emeğiyle yaptılar!

Neden feda ediyoruz şehirdeki işe yaramaz tasmalı finolara! Bunları doğurup doğurup sokağa atanlara da veyl olsun! 

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine sesleniyoruz! Bunlar olurken siz neredesiniz!? 

Birde şehirde bazı orra refüjlere çam ağaçları dikmiş eğitimsizler! Çam ağacı yüksek değil yolları kaplar olmuş. Yayalar ve sol şeritten hızlı gelen araçlar birbirini zor görüyor! Kazalara davet çıkarıyor. Aradık belediyeyi yıllardır budamadınız budayın dedik. 

Not aldılar lakin yine yine yine budamadılar! Serra Bucak hanım birde buradan sesleneyim size belki bu kaz duyarsınız. 

Ulaşım çilesi de devam ediyor. Kooperatifle anlaşamamış derdini 65 yaş üstü çekiyor. 

Bazı özel halk otobüsleri insanların onuruyla oynuyor, almıyor, ihtiyarları azarlıyor şeref yoksulları! 

Bütün kooperatiflere halk el koymalı! Kapitalist çarka çomağı sokma zamanı gelmiştir. 

Ulaşım milli güvenlik sorunudur! İvedi gereken yapılmalı açgözlüler ve zalimler bedelini ödemeli. 

Diyarbakır halkına sesleniyorum. Dernekleriz çok az ve etkisiz. Ancak sizde biter iş. 

Çıkın meydana protesto edin, haklarınızı haykırın, çözümü sokaklarda talep edin, bakın o zaman nasıl etrafınızda dört dönüyor bütün siyasiler, uyanın, uyandırın...