31 Aralık 2025 Çarşamba

DİYARBEKİR KIŞLARI



Kış hem rahmettir hem imtihan hem toprağın baharı kış...

Sokak hayvanlarını unutmayalım. Dışarı çıkmıyorsak dışarıya bırakalım, balkonlara, aşağıya... 

Ekmeğimizi aşımızı onlarla paylaşma vaktidir. 

Yola birileri örtüler koymuş, botlar, ayakkabılar, ihtiyacı olan alsın, kediler en azından örtünün altına girsin diye...

Allah razı olsun cümlemizden. 

Kapıcılar depolara geçici de olsa zor durumdaki yavruları almalı. 

Belediye, siyasa filan umrunda değil zaten bunların hiç söylemeye gerek yok dinlemezler yine... 

Ey İslam Milletim, merhamet edelim Allah için... 

Rabbimiz bize merhamet etsin... 

Canlıları unutmayalım. Özellikle yavruları. 

Kar zamanı çöp olur diye düşünme... 

Meyve, et, ekmek bırak biraz bir köşeye...

Kuşlar, kediler, köpekler şimdi gariban dışarda... 

İnsan Allah Teâlânın zikriyle, ibadetle, sadakayla, yolunda mücadeleyle ve gayretle öyle huzur doluyor ki... 

Bu huzuru başka hiçbir şeyde duyamıyor. 

İşte bu da bir delildir İslam muhteşemliğine, gerçekliğine, tek hak din oluşuna... 

En büyük cesaret merhamettir.

Asıl pehlivan güç yetirebileceği halde yetirmeyen, affedici olan, öfkesini tutandır. 

Zalimler için yaşasın cehennem... Yarına kalır yanlarına kalmaz... 

Canlılara, komşusuna, kardeşine, mazluma, masuma zulmeden elbet bir gün bedelini öder. 

3 günlük dünya çabucak bitmekle meşhurdur. 

O mahşerde sonsuz kusursuz adaletin meydanında takvalı müminlere ne mutlu... 

Allah cümlemizi onlardan eylesin âmîn, ecmain, âmîn... 

Subhânallâhi vebihamdihî adede halkıhî ve rıdâ nefsihî ve zinete arşıhî ve midade kelimâtihî... Âmîn...



23 Aralık 2025 Salı

DİYARBEKİR ULUCUCAMİİ SORUNLARI



Diyarbakır son yıllarda epey turist alıyor.

Binlerce turistten milyonlarca turiste bir geçiş süreci. 

Ulucamii içinde daha önce pek olmayan bir şeyler oluyor. 

Dilenciler dadanmış, milleti rahatsız ediyor. 

Parayı toplayıp içmeye, kumara gidiyor nice namussuz... 

Camii içinde bile artık bunlar... Azıttıkça azıttılar... Ey Diyarbakır halkı hoşgörme bu hadsizleri... 

Gerçek ihtiyaç sahiplerini bul. Bu ahlaksızları palazlandırma. Turistleri de bilinçlendirin... 

Ayrıca niceleri de kurallara uymayarak giriyor. 

Camii içinde gelip yemek yiyenler bile var. 

Ülkenin en önemlisi... İslamın 5. Haremi Şerifi... 

Güvenlik görevlileri Mesudiye Medresesi içinde bir odada pinekleyip duruyor. 

Ulucamii vatanımızın avlusu bile sigara izmaritleriyle, keşlerle dolu hale gelmiş. 

Bazen görevliler bile içiyor ve atıyor yere. 

İktidar, Diyanet kurumu, Sur müftülüğü, Diyarbakır Müftülüğü, Diyarbakır sözde İl Müftüsü vs... Hiçbiri asla umursamıyor.
 
Umursasa böyle mi olurdu... 

Ey ülkemizdeki müslümanlar çoğunuz işte bunlara destek veriyorsunuz, ama size, mabetlerinize, kırmızı çizginize, onurunuza asla önem vermiyorlar. 

Ulucamii avlusuna ve içine gerçek güvenlik görevlileri gerek. 24 aaat denetim lazım. 

Horlaya horlaya uyuyanlar bile var böyleyken şehre nasıl rahmet yağmasını bekliyorsunuz? 

İbadet için gelense çok azaldı. Nereden nereye... Ahirzaman... 

Allah ıslah etsin ıslahı mümkün olanları... 

Islah olmayanlar yine Hakk'a havale... 



20 Aralık 2025 Cumartesi

GASTRONOMİ KÜLTÜRÜMÜZ

GASTRONOMİ KÜLTÜRÜMÜZ NASIL GELİŞİR

Antep Fıstığına Şam fıstığı da denir. Ama asıl kökeni irandır. Yani tarihte bir Kürd vatanı...

Diyarbakır yılda 80 ton üretiyor. Tevekkül ile teknolojiyi araç ederek bunu 8 binlere çıkarmalıyız inşâallah...

Maalesef ihracattan belki de altın fiyatına dönmüş durumda. Çocukken biz 25 yıl önce böyle değildi. Bunu kırarsa Diyarbakır kırar. Burada özel verimli elverişli alanlarda yetiştirmeli. Hatta Siirt Fıstığı gibi özel bir Diyarbekir Fıstığının üretimi için deneyler yapılmalı.
 
Kürd bilim adamları, Kürd Gastronomi uzmanları Diyarbekir için harekete geçmeli. Küreselde markalaştırmalı, çikolata, fıstık, gıda alanında. 

Bu verimli toprakların reyhanı bile bir başka güzel. Ongözlüye yürürken reyhan kokusunu içimize çekerdik Hevsel tarlalarından... 

Reyhan şerbeti ve reyhanlı sosların, tatlıların merkezi de burası olmalı. Nanenin de, karpuzlu, kavunlu meyve kokteylinin de. Diyarbekir yerli üretimde organik üretimde önplana çıkmalı. 

Gastro kültürümüzü dünyaya yaymalıyız. Çiğköftemiz, Kaburga Dolmamız, Lahmacunumuz, Kadayıfımız, Baklavamız, İçli Köftemiz de, Ciğerimiz, Kemiklimiz gibi ülkenin zirvesinde mesela.

Soğuk Baklava zaten buradan doğdu. Dubai Çikolatası ise soğuk baklavadan doğdu. Diyarbekir Kültürünü, Kürdistan kültürünü, Kürd kültürünü geliştirmeli, yaymalıyız, sahiplenmeliyiz!

Esselamunaleykum kardeşlerim, aleykümselam kardeşlerim... 

5 Aralık 2025 Cuma

MÜCADELE PSİKANALİZİ



Kıymetlimiz Rasûlullah aleyhisselam ve sahabenin canı vardı, sevdikleri vardı. 

Allah yolunda feda ettiler, şehadeti göze aldılar.

Ecdadımız Eyyubi ve Osmanlının canı vardı, sevdikleri vardı. Onlar da göze aldı. 

Siyonistlerlerle, zalimlerle onlar da savaştı. 

Bugün Türkiye, Arabistan, İran, Irak, Suriye, Katar, Endonezya, Horasan ve daha nicesi bunu göze almıyor. Filistini, Türkistanı, Sudanı, Somaliyi ve daha niceyi izliyor, Suriye, Irak, Yemeni de zaten hep izlemişti.

Tarih bizi korkak yazmayacak mı? Mahşerde bunun hesabını nasıl vereceğiz? Vicdanımız rahat mı? Hadi siyasa riyakar! Ey millet ey ümmet biz neredeyiz?

 Allah Teâlâya bunun hesabını nasıl vereceğiz? Peygamberlerin, ashabın, havarilerin, geçmiş yiğitlerin, eyyubi ve osmanlı ecdadın yüzüne nasıl bakacağız?

Bahane ne olacak? Onların da canı, malı, evladı vardı. Onlar Allah yolunda hepsinden geçti. Biz birindem bile geçebildik mi?

Utanmadan en korkaklarımız hamaset yapıyor üstelik. Irkçılıkla, klave erkekliğiyle, faşist dizilerle kendini kandırıyor, avutuyor, kendi yalanıyla! 

Bu ırkçılar var ya savaş olsun batıya ilk kaçacak korkaklar işte bunlardır. 

Irkçılıkla, hamasetle kitle uyutup cukkayı götürdüler, uyanmadan uyuttukları yazıklar olsun, uyuyana da uyutana da! 

Gerçek müslüman ırkçılığa karşıdır. İyi müslüman iyi mümin kardeşine destek olur.

Siyonitlere, haçlılara karşı Allah yolunda mücadeleye girişir. Hadiseler çok açık... 

Mahşer de, hesap da, mizan da kusursuz olacak, Allahın rahmeti gibi adaleti de sonsuz kusursuz! 

Ey nüfusça, maddece, etkisi, imkanı fazla olanlar siz daha fazla mesul olacaksınız... 

Mücadeleye sırt dönüp pahalı mekanlarda, pahalı araçlarda gününü gün edenler, er ya da geç o ölüm gelecek hepimize, bekleyiniz... 

Dünya gayrı kıyâmeti sonuna dek hak ediyor. Ki zaten âhirzamandır, olacaklara zinhar şaşırmayın, insan ancak kendine zulmeder. 

Şu kuraklığın nedeni de insanoğlu. Uçaklarla bulutlara bile müdahale etmeye çalışan kötü insanlar, doğaya ve doğala asıl düşman... Birçok ölümün nedeni de ilaçlardır. 

Bilim ve teknoloji dedikleri sahanın bugün çoğu alanı faydasız, zararlı, kandırmaya, öldürmeye ve yalana dayalı. 

Aydınlık diye diye karanlığı getirdiler. Bugün sadece ilim aydınlığında ışıyan gerçek aydınlar görebiliyor bütünü, olanları, arkadakileri, tezgahları. 

Kendi Hiranıza çekilin, tefekkür edin, gerçekleri görün, Kuran ile Sünnete sarılın ve sonra irşada, cihada, mücadeleye girişin ey müminler... 

Kısacık dünya hayatında hayırlara vesile olalım inşâallah, zaman bakın çok çabuk geçiyor... 

Elimizdeki fidanları ekelim, üstümüze düşeni yapalım, eğriyi boşver o her daim belasını bulur. 

Doğrulara, iyilere, salihlere ne mutlu...