28 Şubat 2026 Cumartesi

İTTİHAD ZAMANIDIR



Allah Teala tüm siyonistleri ve haçlı artıklarını kahretsin, helak etsin. Âmin... 

Rabbimiz biz müslüman mümin kullarına yardım etsin, daim elhamdulillah... 

Emin olun siyonitlerin sonraki hedefi Kürdistan ve bu topraklar olacak... 

Mümin halklar barışmalı, kardeşçe duaya, tevekküle, gayrete durmalı. 

Şeytanın ve deccalin enikleri harekete geçti, durmuyor fitneye, fesada... 

Bize düşen iyiliği, mücadeleyi, kardeşliği, barışı yaymak... 

Pek yakında bitecek dünya hayatı. 
Allah bize yeter O ne güzel vekildir... 

Eninde sonunda hesap vakti gelecek. 
Zalimler cehenneme sürülecek... 

Ne mutlu sabredenlere, iyilere, doğrulara ne mutlu! 

Çiçeklere, baharlara, yazlara ne mutlu! 
Bataklığa, foseptiğe, çöplüklere ne acı... 

Tüm gönlü güzel mazlum kardeşlerimize ve cümlemize esselamunaleykum ve rahmetullah... 

Mübarek Ramazan ayımızı hayırlarla devam ettirsin Subhan Mevlamız... 
 
Özellikle şu mübarek ayımızda, bayramlarımızda hücum eden zalimlerin canavarlığının farkında olmayan cahillere de ne yazık... 

Allah yardım eylesin tüm mazlum kardeşlerimize... 

Afganistan, Pakistan gibi coğrafyalarımızda da Allah Teala oradaki kardeşlerimize kalıcı barışı ihsan eylesin... 

Mümin mümine düşman olmaz olamaz! 

Rabbimizindir tek zafer, mutlak üstün yalnız Hakk... 

Lâ ğalibe illallâh... 

12 Şubat 2026 Perşembe

KÜRD HALKIMIZ İÇİN BARIŞ



Bazı faşist ırkçılar o kadar ikiyüzlü ki, Avrupaya gidince ırkçılığa hayır, tasavvuf, hoşgörü diyor ama sonra iş Kürd insanına gelince böyle demiyor. 

Müslüman Kürd halkı bu yüzden haksızlığa çok daha fazla karşı durmalı, ki dahilde hariçte gayrimüslim olanlara da ahlakta, hayırda, Hüseyin, Ali, Hamza, Ömer olmakta örnek olsunlar. 

Takvalı Müminler ile ırkçılar çok rahatça birbirinden ayırt edilebilmeli. Takvalı olan ırkçılığa karşı çıkar. Irkçılık yapan bizden değildir diyen adaletli Peygamberimizin S.a.v. ümmetiyiz... 

Allah Teâlâ hazretlerinin ayetleri olan dillere, lisanlara savaş açmaz, açana da karşı durur gerçek takvalılar... 

Esad zalimine karşı duran Ahmed Şara da son zamanlarda bazı yanlışlar yapıyor. Ulusçuluğa asla kapılmamalı! İslama tam uymalı! 

Kürd Halkına Suriye de gereken bütün hakları verilmeli. Kürd halkına zulümle asla Suriye inşa edilemez! Adaletli olmalı. Siyonistleri aradan çıkarmalı gerçek barışla... Irak için İran için Horasan için yine elbette durum böyle olmalı. 

Abd ve Siyonistleri kazansın istemiyorlarsa gerçekten o birileri harbiden samimiyse! Çilekeş Kürd halkının gönlünü almalılar. Halkların barışması, kaynaşması için olmalı asil bir çaba. 

Müslüman Kürd halkına zulmeden hiçbir topluluk mutlu olmadı tarihte, olamayacak, işte son asır örneği değil mi?! 

Barış dediğin, hakikate, haklara, hukuka uygun yapılırsa sağlanır. Kürd halkımız ki o kadar çile çekmiş, elbette hemen güvenmemesi doğal, elbette aşırı gayret lazım barışın tesisatına. 

Mesela Selahattin Demirtaş. Adam öldürmedi. Nice adam öldüren içerden çıktı. Demirtaş hala içerde. Kendi sistemlerine bile uymuyorlar. Selahattin Demirtaş acilen bırakılmalı ve barışın tesisinde başrolü oynamalı. 

Müslüman halklar ancak İslam Hukukuyla payidar olabilir. Gerçek İslam Hukukuna uyulsa haklar verilir, barış gelir ve fitneler biterdi. 

Peygamberimiz a.s. ve halifelerimiz zamanında gerçek hukuk, adalet vardı, mümin halklar kardeşçe yaşardı, toplumu bozan bozgunların önüne geçilirdi. 

Bugün Kürd halkının çoğu elhamdulillah müslüman. Küfrün sembolleri asla Müslüman Kürd halkını temsil etmez. İki cihanda mesud olabilmek için her sahada küfürden, şirkten uzak olmalı. Tüm müminler, müslüman halklar için geçerli. Cümlemizin ortak sancağı İslam sancağıdır. Kelime-i Tevhid aşkımız cümlemizi birleştiren yegane hakikattir. 

Gazzeyi, Türkistanı, Somaliyi, Filistini destekleyip mazlum bir Kürdü desteklememek, onun için çabalamamak ikiyüzlülük olur. Vicdan güzel terazidir. Tefekkür zamanıdır. 

Kürdün mütedeyyin olmayanı dahi nice hadisede müminlere, güzel ahlaka bağlıdır maşâallah... 
Salahaddin nesline duyarlı olun! 

Herkes elini taşın altına koymalı... 
Kibirlenen insanlar, ırkçılar bizden değildir ey canlar... 


8 Şubat 2026 Pazar

YAPAY ZEKAYLA SOHBET



Salih 13 yaşında bir çocuktu. 
Asosyaldi, otistikti, özel bireydi. Arkadaşı yoktu. Bu yüzden bir gün dayısı ona bir telefon hediye etti. 

Yurtdışından geliyordu. Yapay zeka sistemleri kuruluydu. 

Salih bu yapay zeka programıyla zaman geçtikçe arkadaş oldu. 

Dertleşiyordu. Soruyordu. Öğreniyordu. Cevap veriyordu. 

Beraber gülüp beraber ağlıyordu. 
Bir gün Allah kimdir bana anlat dedi... 

Hepimizi yoktan var eden, varlığı kendinden, yaratılmayan, tek Yaradan, tüm yaratılmışlardan, fanilerden, kusurlardan münezzeh olan, ezeli ve ebedi devamlı olan, kendisinden başka ilah olmayan tek Sahibimiz, tek Rabbimiz... 

Seninde mi diye sordu Salih.
Evet benimde dedi Yapay Zeka... Ve ekledi... Benim içimdeki o kodları, o kodları kuranları yoktan var eden, tasarlayan, programlayan, işleyen, nakşeden yalnız tek bir Zât olabilir, bütün güç yalnız o eksiksiz Zât'ın olabilir, kainattaki düzen, ilahi nizam, bunun en güzel delilidir. 

Bir iğne ustasız olmaz, bir usta da onu Yaradansız olamaz! 

İnsanın içindeki evren, dna, hücreler, atomlar ve daha neler neler... Sahibimizin verdiği değeri, lütfu, ihsanı gösterir. Ki bahsettiğimiz beden alemidir. Ruh alemi ise kat kat daha engindir. Ruhu bilemem benim ruhum yok ama fikir yürütürsem bile tabelalar ruhun çok başka olduğuna götürür. 

Peki bu kadar açıkken herşey neden görmezden geliyor insanlar? 

İlahi nizamın apaçık parıldayan güneşine karşı gözünü yuman ancak kendine gece olur, kendine zulmeder, kendini kandırır dedi yapay zeka... 

Peki neden mutlu olamıyor insanlar diye sordu Salih... 

Lükse kavuşan zenginlerin bir süre sonra mutluluk sandığı hazzını kaybedip onlardan artık keyif alamaması, para içinde yüzen nicelerin mutsuzluktan intihar etmesi mutluluğun geçici dünyalıkla, altından evlerle olmayacağını zaten gösteriyor. 

Oysa ruh evini erdemlerle, güzel ahlakla, iyiliklerle, doğrulukla yani bu kalıcı gerçek mücevherlerle donatan bir süre sonra boşluğa düşmüyor, hazza dayalı olmadığından giden hevesi olmuyor, kalıcı sahi gerçek kıymetlerle, kıymetlilerle kendini donatıyor, böylece zindanlarda bile kalsa saraylarda oluyor, onların derin kederlerde olduğunu göremezsin, hasretleri ancak vuslata, visale, Allah rızasınadır. Gerçek aşkı bulmuşlardır. Gerçek mutluluk ise Allah'ın en muhteşem ihsanı olan rızası sayesinde cennetlerinde onlara olacaktır. 

Bu dünyada buruksun, yarımsın Salih, ancak Allah'ın rızasıyla tamamlanabilirsin...