28 Haziran 2026 Pazar

YENİ KORONA



Metafizik İstihbarat Teşkilatından gelenleri izlemeye devam ediyoruz. 

Bir de Sen Gör youtube kanalında son gelen görevli şunları dedi. 

Koronayı yayanlar aşırı paralar kazanıp bununla bitkili oksijenli kapsamlı yeraltı şehirleri kurdular. 

Eğer bu olduysa zalimlerin yeni hedefi çok daha vahim virüslerin ve hatta kutuplardaki antik virüslerin yayılması için çabalayıp sonra kendi ekibiyle yeraltı şehrine kaçarak insanlıktan uzaklaşmak olabilir. 

İnsanlığı milyona hatta binlere indirmek bu şeytanilerin hep amacıydı. 

Bilimi bunun için kullandılar. Nice bilim adamı diye bilinenler dünyanın en azılı seri katilleriydi. 

Şimdi mikroplarla büyüttükleri böcekleri, zehirli sivrisinekleri dünyaya salmışlar. 

Dikkat ve rikkat... Böceklerden, sivrisineklerden tedbir amaçlı özellikle uzak durun... 

Elbette Allahualem... Elbette tevekkeltualallah... Elbette Allah'ın tuzağı tüm tuzaklara üstündür! 

Şeytan ve deccal bataklığı zayıflamaya başladı. Zayıfladıkça çıldırıp dünyayı ateşe vermeye çalışacaklar. 

Üçüncü dünya nükleer savaşı amaçları, kimyasal tuzaklar, virüs savaşları, en acımasız zalimlikler, bebek kanı içişleri hep bu yüzden... 

Elon Musk gibi medyatiklerin alayı doğrudan veya dolaylı bunların askerleri, memurları, hizmetlileri... Dünyaya sempatik görünme çabasındaki Musk gibi piyonlar aslında en azılılardan... İnsanlık farkına bir varabilse... 

Nice sözde sağlık kuruluşu da böyle zalimlikler peşinde. İlaç sektörü mafya patronları hastalık yayma peşinde yeni ilaçları satmak için... Nice ilaç işe yaramıyor, sadece tiryaki ediyor bağımlı kılmak için... Küçük bir örnek Otrivine... 

Nice kanserli doğal yöntem tedavileriyle iyileşirken nice kanserlileriyse hastahaneler öldürdü mesela... Elbette şifa yalnızca Allah'ın ve yalnızca Allah Tealadan... 

Bu metafizik heyet daha önce de bulutlarla oynamaya çalışan siyonistleri ifşa etmişti. Sonrasında İran bunların batıl sistemlerini bombaladı. Ardından ülkemizde belki son asrın en çok yağış yağan ayları oldu. Elbette ancak Hakk izniyle olabilir böyle hadiseler, imtihan dünyasındayız ama unutmamalı... Allahualem... 

Deccal döneminde kuraklıktan da söz ediyordu hadisler. Deccal zamanına erişen sakın onun tuzaklarına kanmasın. Sakın yemek için su için dinden çıkmasın. Kehf suresini okusun. Deccal kusurludur, fanidir, zalimdir, noksandır. 

Allah subhabdır! Herşeyin tek Rabbi Allah asla emekleri zayi etmez... 


25 Haziran 2026 Perşembe

ŞİİR

Yüreğinde solgun yüreğinde
Bir umut çığlığıdır dengbejlik
Yana yakıla feryad figan
Bahara, bahçeye hasretliktir
Özlemdir, sıladır gül kokusuna
Bağrında Velime geceleri
Omzunda dinmeyen delilo
Oy havar havuşlar can deryası
Kan sudan koyudur şimdi

Bizim küçelerimiz leylim
Dar gelir gönlü geniş olmayana
Şimdi kardır şimdi kış kıyameti
Suskun, puskun yüreğin
Soğuk ateş gibidir şimdi
Elde tutulmaz olmuş ayaz
Gözyaşları buzuldur gözlerinde
Babasını camlarda bekleyen
Bükülmüş zarokların
Yorulmuş kevokların




23 Haziran 2026 Salı

DİYARBEKİR VE HİZMET

DİYARBAKIR VE HİZMET GERÇEKLERİ

Diyarbekir bazalt denizidir, tarihi taşların kültürel deryasıdır. 

İlim ehli bilir ki Kabe taşları bazalttandır. 

Ne zaman bazalt ile kurulmuş şehir Diyarbekir şiirine baksak, kalbimize sevda eser, aklımıza Kabe gelir, bize mübarek beldeyi hatırlatır. 

Diyarbekir aynı zamanda fethedilmiş birinci kostantiniyyedir, ikinci kostantiniyye İstanbul... 

Bu peygamberler ve sahabeler diyarına ihanet eden çok oldu. Atananlar döneminde de hizmet görmedi. 

Odalarındaki lüks jakuzilerinde duş alıp trilyonlarca tatlıyı yiyip gittiler. 

Yolsuzluk davası görenler, yolsuzluktan içeri girenler oldu. 

Öncesindeki Kürd yöneticiler de hizmette çok eksikti, zaten ellerini bağlıyordu konjonktür de... 

Ben tam aksini düşünüyorum. En vasat dönem bu DEM dönemi diyen bazı DEM seçmeninden çok ayrı düşünüyorum. 

Bence Diyarbakır asıl bu dönemde biraz hizmet gördü tam 100 yıl sonra. 

Bence Serra Bucak aralarında en başarılısı oldu. 

Yiğidi öldür hakkını yeme derler ya onca eleştirime rağmen diyorum bunu. 

İlk iktidara geldiklerinde kent lokantası, halk ekmek, sosyal tesis, otobüslerin artırılması ve yeni nesil otobüslerin alımı, metro, Saraykapı'nın trafiğe kapatılması, kaldırım işgalinin bitirilmesi, Gazi caddesinin trafiğe kapatılması, ongözlü sorunlarının bitirilmesi noktasında yazılar kaleme aldık.

Halkımızın fayda görmesi için çeşitli fikirler sunduk. Şimdi son gelinen noktaya bakıyorum... 

Bu dönemde ne yazdıysak ne çizdiysek, neredeyse çoğunu uyguladılar. Oysa atanan zihniyet yazılarımıza hiç bakmaya bile tenezzül etmezdi. 

İşte bu yüzden gerçek bir takvalı insan kesinlikle bu iktidarı eleştirmeli. Bu iktidar kördür, sadece kendinedir. 

Bir hadise var ki ibretliktir. 
Din tüccarları bizi asla dinlemezken...
DEM ise fikirlerimizin nicesini halk için hayata geçirdi. 

Elbette İslam Hukukuna tabi olunsa adaletin zirvesini görürdü halklar, gönlümüzün arslanı bellidir. 

Ancak şu da var ki Serra Bucak'ın tırnağı etmez, mukaddesatı menfaati için kullanmaya çabalayan sahtekarlar... 

Dağkapı Meydanı, Ulucamii meydanı, Hz. Süleyman Camii meydanı şerefidir Diyarbakır şehrinin... 

Bu üç meydanın kahvehane işgalinden artık kesin tam arınması gerekiyor. Birkaç gün önce gittim baktım yine kürsüler atılmış meydanın 2 tarafına da! Gazi caddesi de hala işgal altında... 

Gelelim yine 3 meydana.
Bazalt taşlarından yapılma tarihimizi hatırlatan yeni banklar da inşa edilmeli buralara. Bank sayısı daha da artırılmalı. Minyatür Diyarbakır şehrinin bir maketi de Ulucamii meydanının tam ortasına bırakılmalı. Hatta Mardinkapıdaki o sanat eseri oraya gelebilir. Yere konulmalı. Etrafı çevrilmeli. Görevli başında olmalı. Dağkapı Meydanı da bu sunum için asıl alan olabilir. Yeni bir camekanın içinde elbette. 

Milyonlarca turist geliyor. Gördüklerinde sarsılıyorlar bu harika meydanları da. Buralarda kürsülerin olması darbedir Diyarbekir itibarına. 

Şehri Hindistan olmaktan çıkarmalı! 
Hindistan turistlerden sonra dünyanın alay konusu oldu. Diyarbekir bu akıbeti yaşarsa hepimiz mesul olabiliriz bu hazin durumdan. 

Gazi Caddesinde esnaf hala işgal ediyor kaldırımı hala tezgahtarlar var. Tüm tezgahçılar ofise yakın bir yerde bir sokakta olmalı. Turistik bir sokak kurulmalı onlara mağdur edilmemeli.
Uygun fiyat arayanlara yeni rota olur hem... Ama Suriçinde olmamalılar. 

Suriçi esnafı da denetlenmeli. Bozuk ürünler satıyorlar halka ve turistlere. Bazıları böyle. Acil yoğun denetim olmalı. 

Esnafın işgaline de son vermeli. Esnaf dükkanının önünü boşaltmalı. Dükkanın içinde olmalı malı, ürünü! 

Hasanpaşa Hanı tarihtir. Kahvaltıcılardan arındırılmalı. Üst katta müzeler olmalı. Alt katta tamamen sadece kültürümüzü yayacak dükkanlar olmalı. 

Suriçinde ses sorunu çözülmeli. Mikrofonla konuşmak, yüksek sesle müzik yasaklanmalı. Kafelerin de hakkı yok rahatsız etmeye. Fenomenim diye ortaya çıkıp milleti miktofonla rahatsız eden zırzoplar toplatılmalı. Tur rehberleri bile mikrofonla anlatmaya başlamış, Ulucamii içinde ibadet edenleri rahatsız ediyor avludan... Böyle mi olacaktı akıbet... 

Dilenci sorunu kesinlikle hallolmalı. Bir masajcı dilenci var mesela masaj yapıyor yaklaşıp sonra pişkince para istiyor bir saatte belki 20 turistten insandan para koparıyor. Yıllardır yapıyor. Artık Ulucamii içinde ibadet edenleri rahatsız ediyor. Bir tanıdık parayı da kumara yatırıyor diyordu. Böylelerini palazlandırmayın. Milyoner oluyorlar sayenizde haberiniz yok! 

Yüzlerce zabıta sürekli Suriçinde olmalı gece gündüz! Camilerin içini dahi denetlemeli. Suriçi camileri kalabalık olduğundan dilenciler buralarda faaliyette bazıları içeride yapar olmuş bu yüzsüzlüğü. Zabıta camiyi gözetlemiyor diye! İbadet edenleri müşteri görür olmuşlar artık. 

Dilencilik yasaklanmıştır. Nice hadis var araştırın. Dilenci sizi kandıracağına gidin gerçek yoksulları bulun. Fakirliğinden emin olduğun dilenciye de yardımını gıda, giyim, kira vs. yap, elleri para almaya alıştırma. Bu sözümüz de halkadır. İnfak, zekat, sadaka dine uygun yapılmalı. Gerçek muhtaçlar bulunmalı. 

Diyarbakır şehrimizi canlı yayında gösterenler var. Ağırbaşlı değilsen, saçma sapan sapkın şakalar yapıyorsan, yayın açarak kültür hizmeti vermiyorsun, şehrine ihanet ediyorsun, unutmamalı... 

Maalesef bu şehirde de kötüler çoğalıyor giderek. Eskiden arsızı hırsızı namussuzu ibret ederlerdi. Şimdi kalmıyor giderek o bilinç... 

Hamza, Ömer, Ali, Aişe, Fatıma olmak isteyen yiğitler şehrine destek olmalı, onursuzlara bu İslam şehrinde asla bir karış toprak bırakmamalı. 

Kuşu ölen çocuğu ziyarete giden bir Rasulullah aleyhisselam ümmetiyiz.

Nazar boncukları şeytanların şirke götüren büyüsüdür, böyle hurafeleri ve büyücüleri, yalancı falcıları, sahtekar tüccarları, kumarbaz dilencileri, hırsız yolsuzları temizlemedikçe ve dosdoğru imanla yeniden yeşertmedikçe bu şehri, bu şehir eski günlerine dönemeyecek... 

Doğruluk, merhamet, cesaret reçetemiz... 

Bu reçeteye uyan asalet ehline, iyi güzellere, güzel iyilere gönülden selam olsun... 

Diyarbekir bir nefes hep çağlar cevherimizde... 

Atananlar tehlikesi olmazsa, Serra Bucak kalmaya devam ederse sanki metroyu, tramvayı da getirecek gibi duruyor. 

Tarihe geçme fırsatıdır ona da... Halka hizmeti Hakk'a hizmet şuuruyla yapıyorsa ne mutlu ona... 

Elbirliğiyle şehrimize vefa duyalım, mikroplardan temizleyelim kentimizi, sokaklarımızı, mahallemizi... 

Fesatçıları, torbacıları, sapkınları barındırmayalım. 

İçini ve dışını temizleyelim Kadim Diyarbekirimizin... 

19 Haziran 2026 Cuma

KARACADAĞ TÜRKÜSÜ

KARACADAĞ TÜRKÜSÜ

Gelincik Dağında taşlar
Sanki namaza durmuş
Taşı gavur sanma cano
Taşlardan deryalar vardır
Zikrederler hep Rabbini
Allah der tüm zerreleri

Zalim gibi katı değil
Kahhâr haşyetiyle düşer
Doruklardan niceleri
Taş deyip geçme cano
Kimi surdur kimisi sır
Taştan taşa çarpar Dicle
Suyla taşın sevdasını
Dansını âşıklar bilir

Gelincik Dağında rüzgar
Taşların okşar başlarını
Taşlar var çiçeğe durur
Taşlar var yeşerir alnı
Taşın tırnağı etmez ley
Soytarilar ve kebrağlar
1001 yüzlü münafıklar

Taşları yağmurlar tanır
Taşları gözyaşları bilir
Taşları toprağı sever
Taşları ustalar anlar
Ateşleri dinler taşlar
Dağlardır nicesinin 
Anayurdu baba ocağı
Kadim vatan hasreti

Sırtsırta verince taşlar
Süleyman ve Ulucamii
Karacadağ burcuları
Asırlardır bazalt aşkta
Surları ve Ongözlüsü
Kurşunlusu, Minaresi
Taştan şiir Diyarbekir

Gelincik Dağında rüzgar
Taşların okşar başlarını
Taşlar var çiçeğe durur
Taşlar var yeşerir alnı
Taşlardan deryalar vardır
Zikrederler hep Rabbini
Allah der tüm zerreleri

15 Haziran 2026 Pazartesi

HABİL



Benim hayırlı annem ve babam dünyanın en iyi anne ve babalarından elhamdulillah... Maşaallah... 

Bilirim ki beni asla arkamdan vurmazlar benim, beni korumak için canlarını bile ortaya koyarlar. Eminim... 

Bir ömür evlatları için emek verdiler, hatta babam genç yaşta kardeşleri için emek verdi yılmadan... 

Şu güven hissi var ya tarifsiz bir duygu, muhteşem bir ihsan Rabbimizden... 

Böyle yiğit mütedeyyin onurlu tüm anne ve babalara maşaallah... Hepsi için elhamdulillah... 

Benim durumumda olan kardeşlerim çok iyi anlar. Muhteşem bir kısmettir hayırlı aile... Daima teşekkür Hakk'a... 

Benim gibi olmayan kardeşlerime de hayırlı dost, eş, evlat nasib eylesin Allah... Daima demeliyiz, Subhanallah... 

Bunlar hep İslam sayesinde... 
İslam ahlakıyla ahlaklanmış neslin hayırlı ana baba evlatları bu örnek insanlar. 
Daima şükür Rabbimize... 

Nefsine uyup evladına ihanet eden hayırsız anne ve babalara, fırsatını bulunca yılan gibi sokan hain hayırsız kalleş kardeşlere ve evlatlara ne acı... 

Tuzak kurdukça kurarlar. Hakk'ın tuzağını tatmak için! Allah vekildir Habillere... Habil ne güzel bir simgedir. 

Habil kötülüğe direnişin, kötü olmamaya direnmenin sembolüdür. İyilerin sembolüdür Habil! 

Allah rahmet eylesin Hazret-i Habil'e... O ne güzel bir yiğittir, şühedanın ilkidir. 

Şehadet Habil gibi bir hayırlı evlatla, hayırlı kardeşle başlamış... 

Eğer evlatları olmuşsa hayırlı bir babayla... Bizim bildiğimiz ilk şehid... Allah yolunda... 

İş kur varımızı yoğumuzu feda ederiz sana dedi hayırlı fedakar annem babam... Oysa nice hayırsız anne baba var ki git iş bul der sadece bu işsizlik çağında, hep evladını suçlar, asla destek olmaya gönüllü olmaz, toplar da toplar, adaletsizdir, evlat seçer, para kaynağı kesilecek diye düşman olur hatta evladına, evladının hayallerine, hiç utanmazdan hiç utanmadan. Evlatlarını ayıran zalim zihniyetlere yuh olsun, veyl olsun... 

Takvalı anne baba fedakar oluyor. Dintüccarı ve dinsiz imansız vicdansız anne baba ise cahil kesimden... 

Günümüz siyaseti de öyle... Halkına karşı hayırsız ailedir nice sözde zirve partiler... Bencil ve seçtiklerini düşünen sadece... 

Hakkı hukuku insanlığı adaleti onuru bilmeyen! Ne yazık, ne yazık... 




8 Haziran 2026 Pazartesi

GÖNÜLDEN ÖZDEYİŞLER 2

1) Kalbin sustuğu yerde akıl eksik, aklın sustuğu yerde kalb yalnızdır.

2) Kalbinle aklettikçe, aklın kalbileşecek! Aklınla kalbet... 

3) Kalbin aklı vicdandır. 
Aklın kalbiyse adalettir. 

4) Aklın değmediği duygu körelir. Kalbin değmediği düşünce taşlaşır. 

5) Kalbi olmayan akıl zalimleşir, aklı olmayan kalb ise aldanır. Cahile kanan gafildir. 

6) İnsan; aklıyla yükselir, kalbiyle yücelir. Cenâb-ı Hakk hazretlerinin hakikat yolunda kanatlanmak gerekir. 

7) Akıl gerçeğin kapısını aralar, kalb ise o kapıdan nasıl geçileceğini gösterir. 

8) Aklın sesi uzaklardan bile gelir ama kalbin sesi hep derinden daha derinden... Kalb, Allah'a yaklaştıkça, dünya küçülür.

9) Kalbin aklı iyileştirir, aklın kalbi güzelleştirir. Kendini öven eksiklerini gizler; kendini bilen eksiklerini görür.

10) Aklın inceliği keskinleştirir, kalbin inceliğiyse berraklaştırır. Passız keskin bir kılınç ol sevdayla aşkla... 

12) Akıl zamanla olgunlaşır, kalbin olgunluğuysa bazı zaman çocuklukta başlar. Nice yiğidin yaşken merhametli oluşu en güzel örnektir. 

13) Akıl susunca hata başlar ama kalb susunca yalnızlık başlar. En ağır yük söylenmemiş pişmanlıklardır. İnsan en çok kimse görmezken yaptığı seçimdir.

14) Akıl kalbi enginleştirir, kalbin aklı derinleştirir. İnsan aynaya yüzünü gösterir; yalnızlığa ise ruhunu... 

15) Aklın kalbi, kalbin aklıyla tutuşunca insan kandilleşir. Işığı gel birde yananlara sor! 

16) İnsan, aklıyla dünyayı tanır; kalbiyle kendini tanır. Kalbin derinliği arttıkça söz azalır, mana çoğalır.

17)  En uzun yol, insanın aklından kalbine olan yolculuğudur. Aklın çözemediği bazı düğümleri, kalbin samimiyeti çözer.

18) Kendini bilen birçok sorudan kurtulur. Rabbini bilen ise birçok korkudan... Gerçek cesurlara ne mutlu! 

19) Kalbinin aklıyla, aklının kalbini dizginle! Kendine hakim olan, dünyaya hakim olandan daha güçlüdür! 

4 Haziran 2026 Perşembe

DİYARBEKİRLİ YILMAZ GÜNEY

Yılmaz Güney aslen Diyarbakırlıdır. Hepimizin hemşehrisiydi. Babası, atası Siverekten, Karacadağ eteklerinden Adanaya göçmüş... Yılmaz Güney öyle doğmuş Adana'da. 

Zaten yüzü, karakteri, duruşu da bunu gösteriyor, Ahmed Arif endamı, havası varmış. Bazı sözleri bile Ahmed Arif şiirleri gibidir. 

Müslümanların Diyarbakır ve Siverek güzelliğini fethi ilk olarak Hazret-i Ömer’in Hilafeti döneminde olmuştur.

Ebu Ubeyd Bin Ğanem Komutanlığındaki İslam ordusu, 637-639 yılları arasında Diyarbekir ve Siverek'i fethetti. 

Başka rivayette Diyarbakır'ın fethi sırasında Halid bin Velid'in Kara Amide geldiği, Diyarbakır ve Siverek'in onun tarafından alındığı bildirilmektedir.

1517'de Osmanlı topraklarına da katılmıştır. Siverek, Osmanlı İmparatorluğu’nun Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı bir kazaydı.

Siverek’in bugün bağlı bulunduğu Şanlıurfa ise Halep Vilayeti’ne bağlı bir sancak idi. 

Urfa Osmanlı’nın son döneminde Halep’ten ayrılarak Vilayet durumuna getirildi. Siverek ise Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı bir sancak oldu. 

Siverek Kaymakamlığı’nın paylaştığı bilgilerde Siverek’in tam kalkınma ve gelişme devresine gireceği sırada, aşiretler arasındaki çekişmeler ve yerel yöneticilerin de isteğiyle 1926 yılında ilçe yapılarak Urfa'ya bağlanmıştır. 

İşte bu çekişmeler sırasında Yılmaz Güney ailesi Adana'ya göçtü. O Karacadağ eteklerindeki bizim İzol aşiretiyse Mardin ilçelerine... 

Fitne yüzünden nicemizin aşireti anavatanımız Karacadağ eteklerinden ayrı düştü, uzakta kaldı. 

Olsun, kardeş kanı akacağına, sürgüne, hicrete eyvallah... 

Karacadağ etekleri bugün ülkeye yön vermiş nice örnek şahsiyetin ve topluluğun anayurdudur, beşiğidir, özvatanıdır. 




3 Haziran 2026 Çarşamba

TASAVVUF SÖZLERİ 1

Bismillâh... Subhanallâhi vebihamdihi adede halkihi... Ve rıdâ nefsihi... ve zinete arşihi ve midade kelimâtihi... 


BİLAL YAVUZ TASAVVUF SÖZLERİ