23 Mart 2023 Perşembe

ARMAGEDDON GELİYOR MU?


Mevcut iktidarı mutlaka acilen değiştirmeliyiz. 

Terörist Rusya koca bir balondur, görüldüğü gibi gücü Ukrayna ülkesine bile yetmiyor. İyi ki! 

Esad teröristini korumak için bizi savaşa katmak isteyecekler. 

Siyonist başlı terörist ABD ise Rusya canavarından bin kat daha tehlikeli bir şeytan.

Ve asıl hedefi Şam değil Türkiye. 

Bu toprakları Irak ve Suriye gibi boşaltmak istiyor, petrol için de değil, yerleşmek için... Dünyanın merkezinde turistik bir ABD adası oluşturmak için! Gizli mefkuresi Armageddon sevdası! Evanjelist köpeklerin siyonistler gibi vadedilmiş toprak aşkı burası... 

Lunin kuyrukluyıldızını bir araştırın derim...

ABD Irak ve Suriye'yi bugünler için parçaladı. Terörist orduları hazır. Vietnam gibi düşün. Ne ABD ne Rusya itleri zarar görecek. Bu 3. Dünya savaşında olan müslümanlara, Türk'e Kürd'e Arab'a olacak! 

Bu defa eskiler gibi de olmaz kimyasal ve atom bombaları kesin konuşur. NATO emre amade... Rusya ve Çin ile hesap buralarda görülmek istenecek... Onların güç savaşı ve bize kukla teklifi gelecek. Sahaları vatanlarımız! Olan bize ve ocağımıza olur! Uyarı yorum! 

Bu taraf olan kibirli hamaset ehlini acil değiştirmeli. 

Abdülhamid gibi denge siyaseti güdecek, savaştan yana olmayacak Millet İttifakı başa getirilmeli. 

Biz müslümanlar için dışgüçlerin hepsi alçak hepsi küçük, düşmanı asla büyük görmeyiz, sadece Rabbimizden korkar O'na güveniriz. 

Ancak devamı da var. Allah akıl vermiş. Tedbir ve doğru icraat fiili duadır. Bir an önce şeytanların savaşına müdahil olmamak için çabalamalıyız. 

Yoksa yeni Enverler ata yadigarı yurdu felaketlere sürükleyecek, yönetimi tesir altına almak fitne çıkarmak isteyecek. 

Bunların ağababaları yüzünden çok tokat yedi mazide kalan nizamlarımız... 

Yine aynı olay tekerrür edecek, ibret alıp iş işten geçmeden dur demeliyiz. Bu bombaların çağında insan gücü de kar etmez! Ki o zor devirde komando gibi yetişen Çanakalle gençliği var mıdır? 

Türkiye yüzyılı demelerinden 1 ay geçmedi Yüzyılın Felaketi yaşandı. İbret ey insan ibret... Tevbe ve öze dönme vaktidir. 

Sınırları savunma zamanıdır, saldırı değil! Bir an önce mütevazı olmalı yeniden, ırkçı münafık havalardan kurtulmalı. 

Müslüm aileler aşkına vatan aşkına dümenleri hırsların eline bırakmamalı. 

Vesselam... 

Bilâl Yavuz 

14 Mart 2023 Salı

REYİM MİLLET İTTİFAKINA

 

Ali Babacan'ın Millet İttifakından ayrılmasından yanaydım. Ya hep ya hiç teklifini sunmalıydı millete. Aday olması gereken oydu. 

Fatih Erbakan gibi dik durmak gerekti, CHP çünkü bazı haksızlıkları, İslam dışı olayları utanmadan savunmaya devam ediyor. 

Bu yüzden onca muhalifliğimize rağmen Erbakan diyecektik seçimde. Ta ki bugüne kadar... 

Madem Kılıçdaroğlu öksüz kalmış depremzedelere evlerini parasız teslim edeceğinin sözünü veriyor... 

O halde sırf depremzedeler hatrına reyim Millet İttifakına... Sırf bunun için desteklemeli... 

İnşallah... Kılıçdaroğlu ve Babacan başa gelir de şu adaletsiz düzen biter ve tüm yolsuz, hırsız, zalimlere hesap sorulur. 

Bu kötü devir atlatılınca inşallah başa Erbakan, Babacan birlikteliği gelir. 

Ey Millî Görüş fedaileri gerçeği görün, sizin istikbaliniz de Fatih Erbakan yolunda... 

İslam diyen ile adalet diyen ve işi bilen en iyileri bunlar mevcut kötü zeminde zira... 

Ayrıca bir Diyarbekirli olarak Konya ile gurur duyuyorum. Depremde de belediyesi durmadı, çalıştı. Sapkınlığa karşı da duruşu net insan çok orda tıpkı Doğu gibi... 
Sapığa, zalime karşı durmazsak daha çok bela yağar başa, mahşerde de vebali var. 

Ve bir de yağışlar için bol şükür tavsiye ediyorum. Kuraklığımıza bir nimettir, CENAB-I HAKK hazretlerinden ihsandır daim elhamdülillah... 

Depremzedelerin çadırlarını su basmış diyor haberler. Hala konteynırsızlar, şehirlerin devlet kurumlarına, yurtlarına tamamen dağıtılsalardı hiç değilse konteynır nizamı oturana kadar... 

Yazık ülkeye, halimize. Acılarını yaşayamadan nelerle uğraşıyorlar. Twitter videoları çok acıklı. 

Allah ahlarını yanına bırakmasın tüm zalim ve katil ve hainlerin... 

Gönlü güzel canlara gönülden bin selam olsun. 

Korkmayın, müsterih olun, kötü devir yine bitecek inşallah, hep bitmedi mi! 

Bilâl Yavuz 





27 Şubat 2023 Pazartesi

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Bir ülkede denetim ne kadar azsa, gevşeklik ne kadar çoksa, insanların birbirini kandırmasına ne kadar çok izin veriliyorsa, o ülkede iktidar o kadar uzun başta kalabiliyor, siyaset dünyada tamamen nefislerin kötü heveslerine köle edilmiş durumda. 

Ne sismik izolatörler ne karbon fiber, adalet gelmedikçe onların da sahtesi çıkar kandırılırız, Japonya hayali yine kursakta kalır. 

Japonlar sadece bununla değil malın iyisini kullanarak, bol demir bol metal kullanarak işine sarılarak tedbirini alıyor. 

İşte kibirlenmekten, hamasetten, ırkçılıktan, din ve put tüccarlığından başkasını bilmeyen kafası fikir ve aksiyon ile gelişmemiş sığ mankurtlar vatanı gerçekten sevmeyi asla anlayamazlar. 

Kalıcı çözüm bellidir, önce Ali Babacan beye bu ülke fırsat vermeli de gemi batmaktan kurtarılmalı.
 
Sonra da tek katlı, çift katlı prefabrik kentler inşa etmeli. Arsalar baronlardan söküp alınmalı, halka verilmeli. 

Her ailenin bir ev hakkı olmalı, sadece bir evlik arsa hakkı. Şehir merkezinin dışına doğru yayılarak yapay modern köyler, semtler, ilçeler inşa etmeli. Merkeze yakın ve her bölgenin altyapısını hazırlayarak... 

Yol, köprü, asfalt geç bunları. Size güvenli beldeler inşa etmeyene rey vermeyin, istediğinizi alana kadar kim gelirse gelsin iktidara muhalif olun. 

Keşke elimizde güç olsaydı da halkın gerçek partisini kurup iktidara gelip bunları yapabilseydik. Zenginleri hakkıyla ağır vergilere bağlayıp suçluları müebbet hapse tıkıp ülkeyi halkına hizmetçi edebilseydik. 

Bu ülkede en önemli mesele altyapı hizmetini yettirebilmek olmalıydı. Türkiye'de 100 milyon tek katlı prefabrik bahçeli ev olmalı, hepsine ulaşacak elektrik direkleri, su boruları, kanalizasyon şebekeleri çoktan döşenmiş olmalıydı. 

Belki doğal gazı her yere ulaştırmak mümkün olmayacaktı ama ne gam, elektrikle pahalı ısınmak daha evla değil mi bunca betondan, hayati tehlikeden! 

Büyük depremler kaçınılmazsa tek katlı bir devrim gerek çocuklar aşkına! Vicdanlara sesleniyoruz acaba sesimizi duyan var mı? 

Bilâl Yavuz


23 Şubat 2023 Perşembe

DUA ŞİİRİ

İsterdim dünyanın en zengini olmak
Hakk yolunda harcamak bütün hepsini 
Cümle mazlumların yaralarını sarmak 
Camiler, çeşmeler, medreseler yaptırmak 
Şifalara vesile gür hayırlar isterdim
Gönlümüzce hayırlar yapamadık uktedir
Durur bağrımızın tam ortasında hey ey mey 
Şimdiden geleceğe bizi seven tüm
Dostlarımıza gönülden bin selam olsun 
Ardımızdan en güzel hediyedir 
Adımıza hayırlar, hayırlar, hayırlar yapmak
Yetimi sevindirmek, çocuklara sarılmak
İyilikte yarışmak ne özeldir 
Yarışan güzellerin ömrü gül açsın
Güzeller güzeli iyiler ey can 
Birbirine sevdalansın israf olmasın

Bilal Yavuz 

20 Şubat 2023 Pazartesi

DEPREM GÜNLÜĞÜ




Lafları diledikleri kadar döndürüp dolaştırsınlar sonunda iş Allah korkusuna geliyor. 
Allah korkusu hakiki olan adam ehil değilse inşaat işine girmedi, ehil olansa mesuliyetini bildi, binaları hakkıyla dizmeye gayret gösterdi, ekibiyle diktiği binaların nicesi Allah'ın izniyle ayakta kaldı. Nicesi en azından toz olmadı da, insanlar çıkabilecek vakit buldu. 

Dünya hırsıyla malzemeden çalan nice ayyaşın yaptığı kolonsuz binalar ise mazlumlara mezar oldu, sonunda belki  binlerce katil müteahhit vs. var artık aziz topraklarda... 

Başından sonuna, çalanından susanına, hepsi kaçmak peşinde, mahşerden, sonsuz adaletten kaçamayacaksınız. 

Hakiki alimler toplumun en büyük askerleri, polisleridir. Allah korkusunun, Allah sevgisinin hakkıyla yüreklere yayılması, taze fidanları hakiki İslam bilinciyle yeşertmek, asıl çözüm budur, bu olursa gerisi geliyor. En büyük asayişi sağlamak böylece... 

Enkazdan canlar kurtaran binlerce kahramana bak, hep Anadolu çocukları, İslami bilinçle fedakâr, enkazlara korkusuzca giriyorlar, sadece Allah'tan korkuyorlar, her biri bir Ömer, bir Hamza. Namaz vakitleri beraber cemaatle namaza duruyorlar, canlar enkazdan çıkınca tekbirdeler, tekbirlerimiz ancak ülkedeki putperest şeytanları rahatsız etti. 

Canlı yayınlarda çoğu çabayı izledim, dillerde hep zikir, yürekler tevekkül içinde, nice enkazdan çıkan var tekbir getirerek, şehadet parmağı göğe yükselerek... Bunlar hep İslam mucizesi. Birçok hayırlı işe şahit olursun musibet vakti, bu hep böyledir, ibret alana ne mutlu. 

Rüyalarımızdan depremlerle uyanıyoruz, vücudumuzdaki kan akışı bile bazen deprem hissi veriyor, geçecek hepsi inşallah, kolay değil, büyük imtihan yaşadık hep beraber, kimi için tonlarca daha zor geçti, nihayetinde imtihandan şükredenler başarılı geçecek fitne ehli değil, din tüccarı münafık ırkçılar hiç değil! 

Artçılar birer deprem gibi 4-5-6...
En zor zamanda yapılan hayır en güzeli, iyilikte yarışma zamanımızdır. Bırakın kötüler kötülüğünde boğulsun, yüzünüzü iyilere dönün.

Bir de terörist Siyonistler meselesi var. En uzak ülkelerden vicdanlılar bile geldi yardıma. Terörist İsrail hükümeti ise yağma için geldi, tarihi eserleri çaldı ve gitti. Hep zayıf anımızı kolluyor bazı Yahudi şeytanlar, bunu iyi görmeli, en büyük düşmanımızı iyi tanımalı. 

Deprem tetikleme mümkün olsaydı eğer bunu yine onlar yapardı. ABD, Rusya, Çin ancak bir maşa. Siyonistlerin kökünü kurutmadıkça içimizde daha çok büyüyecek bu zehirli bitki, ülkelerimize saldıracak, yılanın başını büyümeden ezmeli. 

Enkazlar güzel hikayelerin de mezarlığı oldu. Nice sevinçler, hüzünler, heyecanlar, masumiyetler enkazlarla beraber savruldu. Allah sonumuzu hayreylesin, ancak rahmeti kurtarır bizleri iki cihanda... 

Ev sallandığında dışarı çıkmak, binaların olmadığı yerlere hızlıca gitmek çok mühim sahiden, şu büyük depremlerden önce o günün listesine baktım, artçı 5 civarı depremler olmuş dakikalar, saatler evvelinde. 

Özetle büyük arçılar, büyük bir depremin habercisi olabilir o günlerde, dikkatli, tedbirli olmalı tevekkül ile beraber vesselam. 

Bir de bebekler, çocuklar... Allah nasıl da korudu o savunmasızları, çıktılar enkazdan, kimi beni doyuranlar oldu diyor. Şahid ol, ibret al ey kardeşim, gör beşeri sistemler ve kibirler hep boş... Sonsuz güçlü Rabbine boyun eğ geç olmadan... 

Bilal Yavuz 



13 Şubat 2023 Pazartesi

DOĞAL AFETLER İÇİN PROJELERİMİZ



DEPREM İÇİN PROJELER


1. Her şehirde geniş doğal afet alanları kurulmalı, görevli ekiplerle korunmalı, bakımı düzenli sağlanmalı.


2. Prefabrik mescit, WC, banyo gibi altyapı bu alanlarda hazır olmalı. Her alanda prefabrik bir küçük hastane veya sağlık ocağı da olmalı.


3. Depremzedeler, deprem zamanı kendi şehrindeki alanlar hasar görmüşse hemen bu alanların olduğu diğer şehirlere dağıtılmalı.


4. Bu alanlarda binlerce konteynır kurulu olmalı, binlerce çadır yedek olarak bekletilmeli.


5. Doğal Afet alanlarında büyük depolar olmalı, içinde battaniye, yastık, yorgan ve giyim ürünleri, tarihi geçmemiş hijyen ürünleri stoklanmalı.


6. Resmi ve özel hizmetler, yardımlar hızlıca bu afet alanlarına ulaşmalı, alanların uzman görevlileri olmalı, hızlı koordinasyon sağlanmalı.


7. Doğal Afet zamanı yabancı ülkelerden hızlı bir şekilde lazım olanları uygun fiyatlara getirtecek özel bir ekip olmalı.


8. Her şehirde artık tek katlı adeta bir treni andıran yatay prefabrik bina modeline geçilmeli, siteler, modern köyler, çağdaş semtler böyle oluşturulmalı. Gereken su, elektrik, doğal gaz hizmeti buralara ulaştırılmalı!


9. Arsalar zenginlerden söküp alınmalı, her vatandaşın bir ev kadar arsa alma hakkı olmalı! Arsalar çok ucuz olmalı ki evler yine aşırı pahalı olmasın. Arsalar yabancıların, zenginlerin değil milletin hakkıdır, bu toprakları kanla biz aldık!


10. AFAD personeli her şehirde yeteri kadar bulunmalı. Her genç askerlik gibi AFAD ile zorunlu eğitim alıp afet zamanlarına tecrübe olarak hazırlanmalı.


11. Her şehirde özel ekipmanlar yeteri kadar olmalı, acil durumlarda devlet malı olmayanlara da el konulmalı, tüm inşaat şirketleri acil durumlarda hizmete hazır olmalı, görevleri zorunlu olmalı.


12. Bekçiler, iş yükü az olan memurlar bu durumlar için özel yetiştirilmeli, böyle zamanlarda hemen devlet eliyle kurtarıcı ekiplere dahil edilmeliler.


13. Profesyonel kadrolar için dünyanın en iyi eğitmenleri gelip deprem ülkemizi zor zamanlar için eğitmeli. Enkaz altındaki canlara zarar vermeden kurtarmayı en ehil kadrolardan öğrenmeli. 


14. Zor zamanlarda cezalar katlanmalı, yağmacı da hırsız da yağmacıyı linç edip öldüren de iftira atan da ırkçılık terörünü yayan da en az üç katı ceza almalı.


15. Ülkenin zenginlerine özel ağır bir doğal afet vergisi getirilmeli, özellikle bunlardan alınacak paralarla sistem kurulmalı.


16. Bağımsız denetim ekipleri her yapıyı incelemeli, tüm sahtekâr müteahhitler acilen seri katiller gibi yargılanmalı.


17. Aşırı çürük binalar hemen yıkılmalı, ailelere bir çözüm bulmalı, her çürük bina milletin ensesine hazır durumda bir bıçaktır!


18. Tarım devrimi yapılmalı, devlet kendi eliyle tarım köyleri kurmalı, birçok aile buralarda istihdam edilmeli, ev sahibi olmalı, yapılar teslim edilip taksitlere bağlanmalı, organik tarım ürünleri yurtdışına yasaklanmalı, yurtiçinde millete temiz erzak olarak sunulmalı.


19. İşte dengesiz büyümenin sonu!
Dengeyle, ölçüyle büyütmeyi ülkeyi, bize makyajlı değil sağlam yapılar gerek, sağlam ürünler, sağlam ekonomi gerek, asıl gerçek gelişim böyle sağlanır, yerli devrimle!


20. Depremin en yoğun olduğu şehirlere deprem üsleri kurulmalı, doğal afet projeleri buralardan ülkeye yayılmalı.


21. Her şehrin acil durumlar için yedek hava alanları bulunmalı. Asfalt olmasa da yedek yollar olmalı şehirlere hızlı ulaşım için tedbirler almalı tevekkül ile...


22. Vinçler, kepçeler, yangın söndürme uçakları, sele karşı araçlar... Ülkeye fazlasıyla alınmalı, şehirlerde fazlasıyla bulundurmalı. Tanklar, silahlar kadar öneme alınmalı! Bu da güvenlik, asayiş meselesi, görün artık! 


23. Ülkenin başına zor zamanlar aşkına ehil olanları getirmeli, hazırlık yapmayanı ne olursa olsun ilk seçimde göndermeli!


24. Canını seven, anne ve babasını ve evladını seven, ülkesini seven herkesi büyük bir bilinç dönemine davet ediyorum, siyasetçilere bundan sonra çok zor güvenin, ehil olmayana asla fırsat vermeyin!


25. Her eve deprem zamanı içinde beklenecek, erzak, ilkyardım çantası olan dolaplı metal bir kabin yangın merdiveni gibi zorunlu olmalı. 


Bilal Yavuz







9 Şubat 2023 Perşembe

HALUK LEVENT

İslamcıyım diyen saray soytarıları...
Din tüccarı sözde sanatçılar!
Bir Haluk Levent'in kesip attığı...
Tırnağı bile etmez!
Edebiyatını parçalamaktan uzakta...
İcraat ehli adamlık, iyilik, güzellik!
Müslümanlık, insanlık görün...
Rabbimiz firdevsiyle şereflendirsin!
Haluk gibi gerçek müslümanları.
Tüm ahbaplarımıza bin selam olsun!

8 Şubat 2023 Çarşamba

DEPREME HAZIRLIK PROJELERİ



DEPREME HAZIRLIK PROJELERİ

1. Her şehirde en az 30.000 konteynerlik bölgeler olmalı, güvenlik görevlileriyle korunmalı, ki doğal afetlerde aileler hemen yerleştirilsin.

2. 5'ten fazla kata asla izin verilmesin yeni binalarda...

3. Deprem anında hemen giyilecek kasketli yüksek korumalı montlar her vatandaşa dağıtılsın, her evde kolona yakın askılarda hazır bekletilsin. 

4. AVM üstüne bina dikme yasaklansın, binanın temeli ile tepesi orantılı olsun. 

5. Dükkanları için bina kolonu kesenler katillerle aynı cezayı alsın. 

6. Her evde altına girilecek büyük demir veya metal masalar zorunlu olsun. 

7. Afetler için yetkililer büyük depolarda hazır malzeme bekletsin. 

8. Toplu olarak hemen ulaşılamayan bölgelerde gönüllü halkı bir gecede eğitip, geçici ekip oluşturacak beyin takımı her şehirde hazır bulundurulsun. 

9. Haluk Levent gibi toplum için çabalayan aktivistlerin zor zamanlarda işleri çabucak kolaylaştırılsın, ekiplerinin hareket alanları hemen genişletilsin, buna hazırlık yapılsın. 

10. Vinç gibi deprem için lazım olan büyük ekipmanlar her şehirde fazlasıyla alınıp bulundurulsun. 

11. Özellikle depremin çok olduğu şehirlerde uçakların ineceği birkaç adet yedek hava alanları oluşturulsun.

12. Her şehrin belediyesi büyük depolarda yüz binlerce battaniye, yastık, yorgan stoklasın.

13. Malzemeden çalan müteahhitler seri katillerle aynı cezayı alsın. 

14. Gökdelenler yasaklansın, kanunen suç sayılsın. 

15. Deprem ülkesi olduğumuzun farkına vardırılsın, bilinçlendirme ekipleri halkları eğitsin. 

16. Deprem zamanı riskli bölgelere hızla ulaşacak uçaklar özel olarak yeteri kadar bulundurulsun. 

17. Hızlı ulaşım tatbikatları yapılsın, eğitimleri verilsin. 

18. Askerlik gibi doğal afetler eğitimi de her gence verilsin, zorunlu eğitim gelsin, her genç vatandaş görevliler gibi tecrübeli, birikimli, hazır olsun. 

19. Yeni binaların, eski binaların denetiminde dünyanın en sık dokuyan, eleyen kurumları bizde olmalı. 

20. Deprem zamanı orada tüm İnternet ve Telefon Hat sağlayıcıları en az 1 ay ücretsiz ve tam hızda hizmet vermek zorunda bırakılsın... 

21. Deprem zamanı o bölgedeki vinç, kepçe gibi özel mülklere ihtiyaç olursa geçici süreyle el konulsun, enkazda hizmet etmek zorunda bırakılsın. 

22. Artık bir şehirde deprem hizmeti savunması yetmez, 10 şehirde koordine olabilecek yeni taktikler, tecrübeler, birikimler, teknikler gerekiyor. 
 
23. Özellikle büyük fay hatları üzerinde olan bölgelerde büyük deprem üsleri kurulsun, büyük hazırlıklar buralarda olsun. 

24. Amerikalı bilimci depremden 3 gün önce uyarmıştı Maraş depremi için... Teknoloji tahmini olarak ölçebiliyorsa, uzmanlar uyarıyorsa bunlardan anında haberdar olup ülkeyi haberdar edecek bir resmi medya merkezi ağı oluşturulsun. 

Elbette Allahualem, elbette Allah'a sığındık, tevekkül ettik, teslim olduk... Allah bize akıl vermiş ancak, tedbir almak da fiili duadır, tedbir alalım, çağrılarımıza, projelerimize kulak verin!

Uzmanlar uyarıyor, münevverler yazıyor, projeler üretiliyor, bırakın siyaseti, bizler görevimizi yapıyoruz, siz de yapın, selim akılları dinleyin! 

Bilal Yavuz 



7 Şubat 2023 Salı

İBRET


Mazideki gibi çadır yok, vahşi hayvan derdi yok, nöbet yok... 

Çoğu site olan ve nicenin kale sandığı dev binalar var, kendini güvende hisseden nice insanoğlunun derin gafletleri var. 

Bir zamanlar bırak naylon binaları bizzat dağı oyan helaki kavimler vardı, bak şimdi yerinde yeller esiyor! 

Kendinizi o dağ gibi kale sandığınız binalarda rahat, güvende mi hissediyorsunuz? 

Yerin yedi kat dibinden tek bir emri yeter Allah'ın! 

Rabbinin sonsuz kusursuz gücünü gör, imtihanları ve uyarıları gör, gerçekleri gör. 

Batılı şeytanlar Mushaf'a el uzattı, onda bile ümmetin sesi tam çıkamadı, İsrail en şeytani hükümeti kurdu, siyasete köle olanlar artık Siyonist şeytana ses bile çıkarmıyor. Filistin mazlumları artık haberde bile zor geçiyor! Irkçılıklar almış başını gidiyor! Muhacir mazlumlar ülkeden kovulmak, Esad şeytanına gönderilmek isteniyor! 

Haramların arttıkça artığı bir Ümmet Coğrafyasında belaların arttıkça artmasını nasıl beklemezsiniz? 

Şimdi samimi pişmanlık, ihlaslı tevbe zamanı... Öze dönme zamanı... 

Kimseye zulmetmeme, zalimleri adaletle engelleme, bitkiden hayvana kadar cümle canlıya kanat germe zamanıdır, yetimi ezdirmeme, miskini hor görmeme, tevazu zamanıdır, yeniden sıla-i rahime dönme, komşuluğu, İslami Birliği güçlendirme zamanıdır. 

Müslümanların ülkesinde nice İslam düşmanı açıktan hücum ediyor da ediyor, buna susarsak daha çok başımıza bela gelir, Hakk aşkıyla bunlara karşı en çetin mücadeleyi verme zamanıdır. 

Daha kaç silkelenme bekliyorsun uyanman için ey can, Rabbinin davasına Serdengeçti olmanın zamanı gelmedi mi? 

İçimizdeki İslam düşmanlarını Allah'ın izni ve inayetiyle tarumar etmenin zamanı gelmedi mi? Hiç değilse 10 yıl evvelki sağlam duruşların, dayanışmanın, infakların zamanı gelmedi mi? 

Mümin yürekler birbirinden ayrıldıkça araları kazalar, belalar, acılar dolduracak! 

Daha ne beklersin uyarı için? Topyekûn bir helaki mi! Geçmiş kavimlerden, yakın tarihteki belalardan İBRET AL... 

Bilal Yavuz 

30 Ocak 2023 Pazartesi

UYAN EY CAN


Mazinin insanına acıyana acıyorum. 

O zamanlar teknoloji yoktu ancak insanlık vardı. 

Her gün doğayla içiçe, bağlar kuvvetli, gözler ekranlarla bozulmamış, hayat iliklerine kadar onlar için Ultra üstü bir FHD!

Telefonlarla evlere, kendine hapsolmamış insanlar... 

Bağlar kopmamış, duygular sahici, güven çokça, empati bol... 

Şimdi insanın elinde teknolojiden başka ne kalmış? 

Sahte pozlardan, sahta duruşlardan başka ne? 

Tebessüm sahte olur mu? Gülümsemeler bile artık hep fake... 

Gerçek insan, nesli tükenme tehdidi altında bir tür artık! 

Söyle nerede doğayla arkadaşlık? Canlılarla ahbaplık? Eskiden eşya ile dahi bir ünsiyet varmış. 

Mazinin adamına acıyana acıyorum. 

Teknolojik oyuncaklar görmemiş de ne kaybetmiş? 

Haber birikimi az olmuş da ne kaybetmiş? Aksine eskiler daha kültürlü, bilgili, birikimliymiş. 

Teknoloji cehaletten başkasını arttırmadı. 

Halbuki ilim ve bilimin neferi olmalıydı. 

Heyhat! Mehmed Akif hele bir de bu çağı görseydi.

Belki şükrederdi haline... Bir garip bülbül oluşuna... 

Şimdi yuvaların dışı değil içi harabe! 

Mushaf duvarda asılı, sadece ölülere okunuyor nice hanelerde, anlamak için hiç uğraşılmamış. 

Nice hanelerse hakikatle hiç tanışmamış bile... İslam sadece kimlikte din adı... İslamsızlıktan insanlık beklemek nasıl da hazin bir akılsızlık... 

Bu aziz topraklar hakikatten uzaklaştıkça herşey daha kötüye gidecek. 

Kendimizi kandırmayalım, yalanlarla avunduğumuz için bu haldeyiz. 

Bu ülkenin şu haliyle vahşi batıdan pek bir farkı kalmamış. Fark artık çok az... Dünyada İslam'ın son kalesi Suud firavunlarına rağmen bir Hicaz kalmış, orayı da Allah koruduğu için elhamdülillah... 

Hicaz gibi önemli Kudüs işgal altında, mirasımızın üstünde siyonistan terörü... Kılımız bile kıpırdamıyor. 

Mazinin halkına acıyana acıyorum. 

Asıl kendimize, çağımıza, hapsettiğimiz hayatlarımıza acıyalım. 

Ekranlara kurban ettik ömürleri, kimimiz içinde oynayarak, kimimiz izleyerek... 

Unuttuk sahiden yaşamayı, alemlerle ahbaplığı!

Unuttuk samimiyeti, saflığı, dürüstlüğü, dayanışmayı. 

Hayatı savaş alanlarına, toplama kamplarına çevirdik. 

Ayrıştıkça ayrıştık, kendi içimizde bile bölündükçe bölündük. 

Allah hepimizi ıslah etsin, sonumuz hiç iyi görünmüyor, hayra çevrilsin. 

İhmaller yüzünden niceler canından oldu, oluyor, olacak... 

Bunun vebali nedir? Tüm mesuller mahşerde anlayacak... 

Bilal Yavuz 








27 Ocak 2023 Cuma

SEÇİM

Müslümanlar müslüman ülkelerinde İslam Devletine ve İslam Hukukuna yüzünü dönmüyor. 

Üç günlük dünya için değer mi? 
Mahşerde bu bizden sorulmayacak mı sanıyoruz? 

Bir de müslümanım deyip şeriat düşmanlığı yapan münafık süslümanlar var, şeriat İslam Hukuku demek... 

Şeriat düşmanlığı dinden çıkarır, cehalet ne büyük akılsızlık... 

Ahir zaman adını sonuna kadar hak ediyor. 

Dünya kıyameti sonuna dek hak ediyor. 

Bu karanlık çağda aydınlık günlere dek diğerlerinden daha iyi olanı seçmeli. 

Saadet Diyarbakır Teşkilatına hakkımı helal etmiyorum, tam iki kezdir iznim olmadan parti üyesi yapıyorlar. 

E-devlet üzerinden istifa ediyorum. 

Parti işlerini sevmeme rağmen bunlar yüzünden başkanını sevdiğim başka bir partinin üyesi olacağım. 

İnsanları habersiz üye yapmaktan başka bir işe yaramayan bu teşkilatın Milli Görüş ile alakası olamaz. 

Necmeddin Erbakan hocayı tek temsil eden oğlu Fatih Erbakan ve Yeniden Refah Partisidir. Sapkınlara kesin karşı duruşu da altın değerinde. 

İçlerinde Yahya Kılıç gibi Diyarbakır'ın sevdiği, tanıdığı değerli siyaset ehli insanlar da var. Başarılar diliyorum... 

Gelelim başka bir meseleye.

Ali Babacan... Ülkeyi en azından eski refah günlerine döndürecek ekonomideki ehil adam o...

Deva Partisi başa gelir mi, gelince layık olur mu bilemem. 

Ancak Ali Babacan'ın ekonominin başına geçmesi şart. 

Davamız Müslüman Türkiye, davamız İslam Birliği... 

Davamız müminlerin kardeşliği. 

Davamız İslam düşmanlarına karşı mücadele... 

Gönlümüz Asr-ı Saadet günlerini yaşamaktan yana. 

Tüm hatalı sapkın beşeri sistemlere lanet olsun. 

Tüm düşmanlar için yaşasın cehennem... 

Rabbimiz... Sen tüm seçimlerde münafıkları, gavurları, ayyaşları değil, takvalı kullarını muzaffer kıl, âmîn... 

Bilal Yavuz 


24 Ocak 2023 Salı

TÜRKİYE GENÇLİĞİNE


İstediğim her şeyi yaparım kimse karışamaz diyen erkek düşmanı kadınlar türedi ahir zamanda... 

Ve sevdiğini namusu bilmeyip aldatan haysiyetsiz erkekler... 

Şimdi sonunda ne oldu, öyle kadınlar yalnız yaşayıp yalnız ölüyor, evde kalıyor, hayalini kurdukları sıcak yuvaya, evlada hasret gidiyor. 

Al sana safari özgürlüğünün sonu, ödülü... Hürmet bilen mutlu edepli kadınlara hasetle sonlanıyor erkek düşmanı özgüvensiz ezik zihniyet... 

Gelelim madalyonun öteki yüzüne! 
Aldatan haysiyetsiz erkek modeli de evlense bile huzur bulmuyor, çoğu boşanıyor, çocuklarına babalık bile edemiyor ve dünyadan bir zalim olarak göçüyor. 

Çocuğu ardından hayır çeşmesi değil, vebal ve beddua şelalesi... 

Hürmet bilen, büyüğünü sayan, görgülü ediplerin çoğu ilkokul, lise mezunu. 

Ama hep şunu gördüm bu tahsilsizler, tahsilli milyonlarca gençten daha medeni, daha ilimli, daha kültürlü, daha bilgili. 

Eğitim dosdoğru olmayınca işte böyle tahsil bile sapma, cahilleşme, azma, yozlaşma aracına dönüşüyor. 

İslam coğrafyasında gerçekten insanlar ikiye ayrılıyor, iyiler ve kötüler... 

İyiler her koşulda daha donanımlı, kötüler en yüksek makamlarda bile cehaletini saklayamıyor. 

Daha nereye kadar susacaksın ey Türkiye Gençliği... 

Gerçek bir eğitim almak hakkın değil mi? 

Nice büyüğün yüzeysel boş sistemlerle heba oldu. 

Bir kez geldiğin dünyada heba olmaya razı mı olacaksın? 

Bu vahim gidişata, verimsiz tahsile, kötü hayat şartlarına dur demeyecek misin? 

Cahiller, fırsatçılar hayatından memnun, unutma harcanan sensin... 

Bilal Yavuz 



20 Ocak 2023 Cuma

ADALET GÜNÜNE DOĞRU

Ormanlar dünyanın ciğerleridir. 

Hırsla biçiyorlar, her sene daha fazla eksiliyor oksijene vesile ağaçlar. 

Doğayı mahvedip sonra neden kuraklık, küresel ısınma diyorlar. 

Havayı daha fazla kirletip, havayı temizleyenleri daha fazla katledip belki de istikbalde milyarlarca insanın ölümüne sebep olacak bugünün en seri en bencil katilleri. 

İnsanlığın en büyük katliamları bugünden inşa ediliyor. 

Belki de tarihin en kara lekelileri olarak anılacak bugünün hırslı zalimleri. 

Neslini tüketmedikleri canlı bırakmadılar, hala utanmadan, usanmadan, çoğunu yiyemeden geberdikleri parayı toplama aşkına bunlar, şükür ki mahşer var. 

Şükür ki sonsuz kusursuz bir adalete yolculuk bu adaletsiz dünyadan... 

Bilal Yavuz 

8 Ocak 2023 Pazar

TEMİZLİK ZAMANI



Peygamber Âdem aramızdan bu yana nice ecdadımız İslam'a ve peygamberlere iman etti. 

Mazimiz inşallah istikbalimiz gibi din bağı, soy bağı, komşuluk bağı dolu. 

Kürd, Arap, Türk, Acem kardeştir, ayrım yapan kalleştir, düşmanlık ve ırkçılık eken leştir, teröristtir. 

Diller, kültürler Kahhar'ın ayetleridir, onlara düşmanlık hakka düşmanlıktır. Kahhar Rab, gerçeklerini inkâr edenlerin, gerçeklerine düşmanlık edenlerin yanına bırakmaz çünkü mutlak adildir. 

Kürd düşmanlığı müslüman düşmanlığı, hakikat düşmanlığıdır, vatan hainliğidir. Aynı olay diğer ırklar için de geçerli, hele ki bu kadim ırkların çoğunluğu müslüman ise! 

Aziz Muhammed Milleti ferdi olan zümreler yoluna devam edecek inşallah, Müslüman halklara düşmanlık eden terörist ırkçılar ise unutulacak, bu böyledir, zalimlerin nesli kesiktir! 

Rabbimiz din tüccarı münafıkları, sahte olan tarikat, parti, cemaat firavunlarına tapan putperestleri helak eylesin, bunlar yüzünden dünyada nice gencimiz ateist, deist oldu. 

O gençlere çağrımız, İslam'dan müslümanlara bakın, o vakit soğuyacağınız tek şey münafık din tacirleri olacaktır. 

Gerçeği sahteden ayırır hale geleceksiniz inşallah...

Davamız Müslüman Türkiye... Osmanlı gibi olması dahi yeterdi halklara adaletin dağıtılması için... 

Misak-ı Milli sınırları içinde kadim halkların beraber şahlandığı, Ortadoğu'da süper güç devlet olduğumuz bir birlik hayal ediyorum. 

Üç günlük dünyada gelin mazluma sığınak olalım, evvela içerdeki münafıkları temizleyerek... 

Bilal Yavuz 



5 Ocak 2023 Perşembe

KENDİMİZİ DEĞİŞTİRMEK

Bazen ne kadar denersen olmaz, nasiptir, nasibine razı olan ne güzeldir. 

Dostluk bu zamanda edebiyat parçalamaktan öteye geçemiyor, çokça övgü, menfaat birlikteliği, kimse kimsenin kötü gününde yok artık, iyi gün partnerliği yeni moda. 

Tanıdık çok, candaş yok, insan düştü mü yalnız ailesi var yanında, akraba bile genellikle fasafiso... Hayırlı akraba pek az... Ailenin kıymetini bil, bugün maazallah yatalak olsan onlardan başkası olmaz yanında. Az insan çok huzur, vaktin kıymetli, boşları çöpe at gitsin, vaktini heba etme onlarla...

Ahir zaman bu, eskinin o çokça dosdoğru müminlik günleri böyle değildi elbette, programlarda sürekli vaaz verir gibi konuşanlara gülüyorum en çok da, çoğu insanlığın en şerlileri, pek azı da en hayırlılardan... 

Zaman garip zaman, insan garip, çağ tuhaf, öz bahçeyle ilgilenme zamanı, kendi güllerini, civarını kurtardınsa ne ala zamanları... 

Şimdi daha iyi anlıyorum, temizler neden siyasette yok, halkın temizleri öne çıkarma çabası yoksa temizler kirlenmeden yükselemez ve neden gayretsiz bir ülkeye emek edilsin... Çabasız ülke bu kalitesiz siyasayı sonuna dek hak ediyor, şu vahşilik dolu dünya kıyameti sonuna dek hak ediyor, bazı gerçekler acıdır. 

Bu ülke bu geri kalmışlığı sonuna kadar hak ediyor, değişim için önce kabullenmek şart, ülke dünyanın en gerilerinde kaldı. 

Bazen nasiptir mesele, bazen hak etmektir işte, aziz Diyarbekir hak etmese de, Diyarbakır halkı hak ediyor geri kalmışlığı, hizmetsizliği, ses bile çıkmıyor adaletsizliğe, adiller neden uğraşsın talep yoksa! 

Emek olmadan ekmek olmaz, olay çok basit, suçlu bulmak kolay, suçlu hepimiz, uyanmamız gerekiyor. 

Bir toplum kendini değiştirmeye gayret etmeden hakikat desteğini vermez, kalbin niyet aynası ameldir. 

Gönlü güzel canlara gönülden selam olsun. 

Bilal Yavuz 

22 Aralık 2022 Perşembe

İTİRAFLARIM


Adam öldüren oyunlar ve diziler yasaklanmazsa, şu adaletsiz ortamda inanın bana toplum orta vadede rayından çıkacak, öldürme oranları yüksek seviyelere çıkacaktır. 

Maalesef ben de o oyunlarla, dizilerle büyüyen kuşaktanım. Biz 90 ve milenyum kuşağının işi çok zor, psikolojimiz, alışkanlıklarımız darmaduman... 

Açık yüreklilikle kendimden yola çıkayım, şeytanım çok kuvvetli, 20 yıldır kendisiyle savaşıyorum, sürekli fısıldıyor, kötüyü öldür, kötüyü öldür, kötüyü öldür, neye göre kime göre kötü? Ne kadar kötü veya sahiden kötü mü? Hadi diyelim kötü ama ölümü hak ediyor mu? 

İslam hukukunda bile mesela kısası İslam Devleti uygulardı, kimse kendi kendine bişey yapmaya kalkamazdı. Şimdi aramızda bedel ödemeden rahatça yaşıyor mesela peygamberimize hakaret edenler! İslam Hukuku olsa böyle olmazdı, ancak hükmü yine İslam Devleti uygulardı, bizim haddimiz değil ceza kesmek, devletin hudud çizgisidir. Bugün sadece Allah onları kahretsin diyebiliyoruz, dağıldık, Rabbimiz affetsin biz ümmeti... 

Rabbimize sonsuz hamd olsun İslam ile şereflendik, İslam güneşi olmasaydı çoğumuzun vay haline, kalan azınlık da bu kadar medeni kalamazdı, İslam bizi hem müslüman kıldı hem insan elhamdülillah... İnsanlığı ortaçağ karanlığından İslam çıkardı, İslam toplumuyla etkileşimde idi dünya, ilmi eserleri çalarak, ilkeli tarzları örnek alarak bugün biraz ilerleyebilir batı da... 

Mütedeyyin olanın imtihanı çok daha büyük olabiliyor, şeytanın en büyük düşmanı çünkü mahallemiz, çok dikkatli olmalıyız, bir anlık gaflet bizi zalim kılabilir, öfkeyi kontrol altına almalıyız, şeytanın oyunlarına ayık olmalıyız. 

İçimize üflenen düşmanı öldürme isteğini dizginlemeliyiz her zaman... 
Yan baktın diyerek canlar alınıyor. Biriyle kavga edeceksek aklımıza onun din kardeşimiz olduğunu, onun da bir ana babanın kuzusu olduğunu getirmeliyiz, kavgayı dahi önler bu pozitif düşünce... 

Toplum çok zor, karmaşık, kaoslu bir dönemden geçiyor, çağ kan çanağı, kuşağımız da öfke sembolleriyle büyüdü, hatta öfkeyi oyun kıldık, zanaat kıldık, efekt kıldık, sanat kıldık... 

Bu yüzden herkesten daha çok dikkatli olmalıyız, hiç kavga etmeden şu dünyadan geçmeye çabalamalıyız, üç günlük dünya için değer mi boş ve faydasız münakaşalara, değer mi bir cana sebep olmaya, haksızca öldürmek şirkten sonre en büyük günah, ne ele bir şey geçer ne ruha, külliyen zarar... 

Kendimize, çevremize sürekli merhameti öğütleyelim, şefkati paylaşalım, yoksa işimiz zor hem dünyada hem mahşerde... 

Bilal Yavuz 

17 Aralık 2022 Cumartesi

MAZLUMU EZDİRME!

Şeref yoksulu bir "üvey baba" çocuğu bir yılda on defadan fazla hastanelik ediyor zevk için! 

Ve daha yeni 4 küsur sene kadar ceza alabilmiş... 

Bu çağrım mazlum çocuklara ve kadınlaradır. 

Anne veya babanız veya "üvey veliniz" ya da kardeşiniz... 

Bir yerde şiddet görüyorsanız korkmadan Allah'a ve devlete sığının, sahipsiz değilsiniz.

Sevgi evleri ve sığınma evleri inanın her gün öldürülme riskinizin olduğu yerden bin kat daha güzel olacaktır. 

Bu zulme şahid olup susanın, aile yıkılmasın diyerek üstünü örtenin de canı cehenneme...

İşkence edene afsız 40 yıl hapis cezası vermeyen, kısası getirmeyen adaletsizliğin de canı cehenneme... 

Zulmün olduğu yerde insanlık yıkılmış, bunun ailesi mi kalmış? 

Allah'ın ve müminlerin laneti yetimleri ezenlerin üzerine olsun. 

Hakiki insanlık ve kahramanlık, şahid olduğun zulme duyarsız kalmamaktır. 

Şahid olduysan imtihanındır, Allah sana mazlumu için fırsat vermiştir. 

Veyl olsun sağır kalanlara... 
Susmayan cesurlara ne mutlu! 

Bilal Yavuz 


3 Aralık 2022 Cumartesi

Diyarbakır Yazarları


Gerçek şairleri ve yazarları uzletinden anlarsın, zirvesi uzun yalnız dağlardır onlar... 

Güçlünün çanağını yalayan zamane müteşairleri ve tetikçi troller hakiki adamlardan fersah fersah uzaktır. 

Mütefekkirlerin ortak özelliği ahlak ve haysiyettir, omurgadır. 

Omurgasızlardan bunun ne demek olduğunu anlamalarını bekleyemeyiz. 

Omurgasız sürüngenler sadece menfaat peşindedir. 

Omurgalı münevverlerin gayret ve çile yangınıysa toplumunu aydınlatmak, gerçekleri göstermek içindir. 

Edebiyat ortamına dikkatle bakın, patlatılan yalakaların çoğu unutulup gidiyor, sadece şakşak günleri için bir kesim tarafından soytarılıklarına izin veriliyor o kadar. 

Sezai Karakoç gibi hakiki adamlara bir de bakın, düşmanın bile saygı duyduğu onurlu bir ömürle yad ediliyor. 

Yel dağdan ne koparabilir? 

Sahteler boğuldukları bollukta hep ah içinde olacak, yaşayamadıkları onurlu hayatlara özlemle ölecekler. 

Toplumun yüreğinde bir mezarları bile olmayacak, kalemini ihanete malzeme yapan, hainlerin en kötülerindendir çünkü... 

Yüzlerine dikkatli bakan görüyor, kötü kalpleriyle yavaş yavaş suretleri de vahşi yabanlara dönüşüyor, eden yaptığını er geç buluyor. 

İyi için ne gam, doğrular ve iyiler bu bataklık dünyada kendi bahçeleriyle ilgilenecek, kaç gülü kurtarsa o kadar kâr... 

Hele Diyarbakır şairleri ve yazarlarına çok fazla iş düşüyor, birikimleri muazzam, ülkeye daha fazla yön vermemiz elzem... 

Bilal Yavuz 

16 Kasım 2022 Çarşamba

Üstad Sezai Karakoç'a...

Onursuz, omurgasız müteşairlerden uzakta...
Çölde bir gül bahçesine ömrünce bahçevan,
Ve gönlünce tarumar oldun,
Yandıkça aydınlattın geceyle sararmış yüzleri.
Kendine daima bir çilehane,
Cemiyete hep bir umut aşısıydı asil kalemin...
Evliya yüreğinden dökülen,
Dervişane mumlara hasret şimdi cümle fidan, 
Kevserde buluşuncaya dek, 
Buluşmalar maveraya özlemle miras kalmıştı. 
Hû desin canlar sonsuzun zerreleri adedince, 
Ne dem baki ne gam baki ey!
Aşkın haykırışıyla Hû, Hû, Hû... 

16.11.2022
Bilal Yavuz 



12 Kasım 2022 Cumartesi

EN GÜZEL KADIN ŞİİRLERİ

EFTELYA

Bugün kalbin evli mutsuz kadınlar 
Bir alevi gibi dışlanmış hislerin
Bir alevi gibi ya da bir kürd çocuğu 
Türkçeyi çabuk sökemiyor diye
Eve gözü mor dönen o gariban 
Kapıcının oğlu gibi mesela 
Daha yedi yaşında 
Daha dün gibi gözlerimin önünde yüzü

Bugün kalbin evsiz yaşlı adamlar 
Kalbinle besliyorsun mezar çiçeklerini
Mermerde karıncalar sevdamızın korosu
Sevdaların ordusu suru yaran goncalar
Onca kuşlara rağmen görsen ne güzel bahar 
Fakat göremiyordun 
Anlamsız bir savaşta
Serseri bir kurşunla 
Ömrünün baharında yazında 
Düştü toprağa boynun 
Düştü insanlık arzda
Dünya zaten çoktan düşmüştü
Ortaçağ çukuruna 
Yeniden doluşmuştuk

Bugün kalbin teşdevrine 
Dönen o yakın çağın
Şerefine kaldırsın vebal kadehlerini
Sen toprağın altında ve kalbimiz üstünde 
Kutluyoruz tarihi vicdansızlık rekorlarını
Ve ödül gecesini mahşere bırakıyoruz
Şimdi ruhun bir hazanı paylaşıyor ruhumla
Doyulmamış sevgiler ülkesinde 
İçimiz ferahlıktır 
Çünkü zalime son
Mazluma milattır adil sonsuzda

10. 10. 2022
Bilal Yavuz 



PİRAYE 

Kadınlar gördüm dört mevsim işçisi
Gövdesinde çıbanlar ellerinde nasır izleri
Yüzleri haritalı güneşte kavrulmaktan
Sırtları hep bükülmüş odunlar taşımaktan
Eri kahvede namussuz
Hayvan oğlu hayvan
Hayır hayvan bile değil bu bildiğin şeytan 
Kadınlar gördüm neşeyi bir kez bile tatmadan
Gözlerini kapatan bu karanlık cihana

Oysa emanet kadın ve ihanetti ezmek
Tüm evlatlara zulüm bir anneyi incitmek 
Kadınlar gördüm aşkı hiç tanımadan göçen
İlgisizlikten solan yorgun leylaklar gördüm
Yürekleri batakta elmas nilüferlerdi
Kimi sümbül kimi nergis kimi şebboy kimi zambak
Eritmiş cevherleri haktan ırak gelenek
Batıl hurafelerle çökmüş bir anne ülke

Kadınlar gördüm kendini tanımadan batan 
Kadınlar gördüm sevgisiz çatlamış dudaklar 
Sevdaya hasret kalmış duraklar gördüm 
Dedesinden babasından eşinden çocuğundan
Bir ömür tokat yemiş masum çiçekler gördüm
Kadını ezenlerden korkağını görmedim
Kadını hor görenden görmedim pisliğini
Görmedim şu bahçeyi bozandan alçağını
Güzelleri kırandan çirkinini görmedim

11. 10. 2022
Bilal Yavuz 










7 Kasım 2022 Pazartesi

ÖLÜMOLOJİ

Canlı canlı yutulan bir ceylanın 
Dünyaya o son bakışı 
Karnını deşiyor çakallar ve sen
Manzarayı seyre dalmışsın
Yuvanın sıcak kokusu burnunda 
Annenin ve babanın sıcacık

Mazinin özlenen anılarında 
Fışkıran kanın gibi bir akıştasın
Acı doruğa ulaştığında 
Duyulmaz olur çığlığın
Bakışların haykırmaya başlar 
Ağlar bütün yalnızlıkların

Sorulardan örülme buzul çağı
Çekilir ruhunun damarlarından 
Acısı uzun bir kısacık zamanda
Sonunda kendinizle 
Tamamen baş başa 
Çocukluğu özleyip durmaktasın

07.11.2022
Bilal Yavuz 






6 Kasım 2022 Pazar

DİCLE FIRAT

Şimdi bir baharı bölüşüyoruz kalbinle
Boynun diyorum nasıl da narin ve derin 
Nasıl da kuğu ve kuyu
Yurdundan koparılmış sürgün bir çiçek
Ağlarken okyanusun en ortasında 
Dünyanın en ıssız adasından daha öksüz
Neredeyse şehirli bir robot kadar yalnız 
Boynun diyorum yüzünün bahçesinin asması mı
Kalbime bir merdiven mi sarmaşıkların
Çıkmak için devlerin o uzak ülkesine
Ruhum bir anlamı çoğalıyor ruhunla

Şimdi kalbinle bir baharı bölüşüyoruz 
Rekorlar kitabına giriyor sesimizde
Utangaç masum bir sevi
Karpuz ağaçları nasıl da kavun kokuyor 
Nasıl da çilek ve titrek ve kıpkırmızı aşk
Gülüşün çelik gibi saflık 
Gözlerin buran buram hürriyet 
Rüzgarda dağılan umutlarını topluyorsun 
Bakışlarımızda kemankeşler
Yıllanmış kemanlarla sevişiyor
Ve bin yıllık çınarlar gibi çığlık çığlığa susuyorduk
Tuptuzlu bir denizin işte tam ortasında 
Tam on ikisinden vuruyoruz sevgimizi
Acımızdan zevk alıyoruz

Şimdi bölüşüyoruz kalbinle bir baharı 
Bir oldukça kalbimiz baharlarımız binbir 
Bir iken nefesimiz havamız çeşit çeşit
Şimdi bir yüreği paylaşıyor 
Kafesin kafesimle
Martılar limanlarda sevdayı çığırıyor
Sevenleri çağırıyor 
Mutlu sonsuzluklara

06.11.2022

3 Kasım 2022 Perşembe

YUDUMSU

İcadiye tepesinde yalnız bir çiçek 
Mihrimah sularıyla serilmiş yalnızlığa
Yüzünde Kuzguncuk hüznü durmadan
Üstünde Çamlıca zarafetiyle taçlanmış 
Üsküdar güzelliği durmadan
Durmadan ve boyuna 
Salınan kuğumsu boynun gibi
Kuğumsu ve alıngan
Ceylansı, tavşanlarca... 

Seni sevmek acıyı çıplak elle tutmaktı
Acıyı, derinlerde alev alev hıçkıran
Seni sevmek seri katile kafa atmaktı
Durmadan ve boyuna hiç düşünmeden 
Çünkü can verenlerdir en nadide aşıklar 
Aşka en özel şiir canından geçmeklerdi
Yağmursu ve akışkan
Ormansı, ırmaklarca... 

Şimdi bir emeği bölüşüyoruz gözlerinle
Bir bahçeyi büyütüyoruz tam yüreğinden 
Gözlerinin içine bakıyoruz çocukların 
Ciddiyetle dinliyoruz masum hevesleri
Bunca hırsız hırslıların tam ortasında
Fidanları gururla önemsiyorduk
Bir umut varsa çünkü onlardan fışkıracak
Henüz çağla kirlenmemiş körpecik dallarından
Martımsı ve atılgan
Aydınsı, yarınlarca...

10.10.2022
Bilal Yavuz 





2 Kasım 2022 Çarşamba

HAZANİYE

Sabahın haylaz gelini 
Altı çeyrek vapurunda
Yüreğinden öptüm seni
Ekmeğini, aşını bölüştüğün
Yumurcak martıların şahid
Henüz kaybolmamış dolunay
Şahid günün ilk ışıkları 
Göğüne kavuşmuş bütün denizler

Bakışında ne var biliyor musun 
Hiç yaşlanmamış Kadıköy
Yorgun evler ve öksüz bulvarlar 
Gelmeyeceğini bile bile bile
Güzel günler beklemekten usanmamak

Her gün altıyı buçuk vurunca 
Gözlerinden öptüm senin 
Gözbebeklerimiz şahid
Rıhtımda ağlayan yalnız çocuklar 
Fenere dizilmiş sakin kuzgunlarca
Solgun konaklar 
Durgun caddeler
Tarihi buruk ada
İhtiyar Kızkulesi
Hıçkırır mutluluktan İsyanbul
Yüreğin yüreğime dolunca 

Çünkü sevmek kokardık dört koldan
Kundakta çiçek açan sabiye bile
Aşkın da padişahı temiz sevenlermiş
Gülüşün gülüşüme memleket 
Ellerin ellerime saltanat 

Yüzünde ne var biliyor musun 
Bir yuvanın gün görmemiş cemresi var 
Birbirine sığınmış yavru serçeler
Kanatları kırgın anne cesareti
Meğer bir evrenmiş 
Dicle'si, Fırat'a... 

Yüzünde ne var biliyor musun 
Tüm yaşanamayanlara 
Hazin şarkılar
Hazan besteler var 
Sararmış boğazda yarım kalanlar 
Yüzün yüzüme nedir duyuyor musun 
Dilsiz yorgun umutlar 

09.10.2022 
Bilal Yavuz 





21 Ekim 2022 Cuma

ÜÇÜNCÜ YENİ

Yakın çağ edebiyatında beş büyük usta var ki, kendi pınarlarını akıtmışlardır. 

Mehmed Akif, Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Ahmed Arif, Sezai Karakoç... 

Nazım ve Arif damarı Ahmet Kaya, Yılmaz Güney namuslu solcuların, ozanların, sanatçıların yetişmesine vesile oldu. Mehmed Uzun gibi Kürd Edebiyatı ustalarına da etkileri oldu. 

Akif, Fazıl ve Karakoç damarı ise bugünkü mütedeyyin fikriyatın oluşum mimarıdır. Şahsi kanaatime göre Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu, Akif İnan, İbrahim Tenekeci gibi şairlerin şiirleri buram buram bu akımın burcusunu üzerinde taşır. Nuri Pakdil ise biraz daha farklıdır, şiir ikliminde Akif ve Nazım'ın izleri beraber görülür. 

Kuşkusuz şiir iki tarzdan, edadan ilerleyecek artık... Sezai Karakoç gibi mânâ iklimine, metafiziğe çokça önem veren betimleyici serbest şiir... Ve Ahmed Arif gibi soylu bir isyan, başkaldırı kokan ekmeğin, emeğin, kavganın şiiri... 

İkinci Yeni baştan sona bu iki kulvarda ilerledi. 2000-2010-2020 kuşağı Üçüncü Yeniye de başka bir yol görünmüyor. 

Postmodern arayışlar hep beyhude kaldı, hiçbiri bir çeşme dahi oluşturmadı. Bir ihtimal istikbalde üçüncü bir pınar olarak yeniden Yahya Kemal edası güncel olabilir. Yeni nesillerin etkileşim sürecine bağlı o da... 

Öykü, Roman tarzlarında yollar genelde hep Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik merkezinde kesişiyor. Hikayede yeni üsluplar elzem... 

Edebiyat camiasında çok iyi akademisyenler de yetişti, yetişiyor. Kıymetinin bilinmesi gerek... 

Eksik şu ki bir bağlantı yok, bir iletişim çatısı, etkileşim merkezi yok, çabalar hep parçalı bulutlu, ideolojik zümrelerin gölgesinde kalmış, edebiyatı tam bağımsız ve kendi kendini patlatacak bir düzeye getirmeliyiz. 

İdeoloji gölgelerinde kalınmadan bir beraberlik oluşursa, kutuplaşma olmaz, ülkenin edebi sahası o zaman, gelişir. 

İşte o zaman aziz vatana faydalı bir miras bırakılır. 

Bilal Yavuz 

BİLİM DİYALEKTİĞİ VE YENİ VİRÜS TEHLİKESİ

Bilimin zalim gavurlar elinde yarardan çok zararı oluyor son çağda, ahlakın, insanlığın, müminliğin önemini bir kez daha anlıyoruz... 

Atom bombaları, yüz milyonların öldüğü yaşanan büyük katliamlar hep dünya medyasının pohpohladığı siyonist, evanjelist bilim adamlarından geldi. 

Dünyanın en büyük katilleri olan bazı diktatörler ve onların bilim adamları hala gençliğe sempatik gösterilmeye çalışılıyor. 

Hakiki bilim adamı insanlığa sadece hizmet ve fayda için çabalayandır, güç ve şöhret için katliama sebep olacak işlerle uğraşanlar bilimin değil şeytanın adamları...

Atom, kimya şifa sektörü için var, onu alıp bombaya nakledene rağbet var oysa ki, ne yazık, dünya gerçekten kıyameti sonuna dek hak ediyor. 

Korona diye bir musibet çıktı, ona da belki bilim adamları sebep oldu, ibret alınacağına haberler geliyor ki ABD bilin adamları mutasyona uğratmış, %80 öldürücü yeni bir korona virüs keşfetmişler deneylerle, sözde kazayla kimbilir ne zaman dünyaya yaymaya çalışacaklar. 

Bu çağda bilim zalimlerin elinde silaha dönüşmüş durumda, hedefleri belli, siyonist ve evanjelist ortak inançları doğrultusunda el ele verip 8 milyar insanlığı 8 milyona düşürmek, haşa Mesih'in gelişini hızlandırma gayesiyle şeytani işlere soyunmak... Düşünsene Mesih aşığı sorsan hepsi, ama yaptıkları işler hep deccalsı...

Oysa Mesih İsa için hadisler ortada, İslam'ın komutanı olarak yeryüzüne inecek Allah'ın izniyle ve bu şeytanların ağababası deccalın hakkından gelecek inşallah... Nice ayetlerin ve hadislerin bildirdikleri hep gerçekleşti, sahih olan İsa ile ilgili hadisler de gerçekleşecek inşallah, gaybı ancak Allah bilir, dilerse dilediği kadar peygamberine bildirebilir. Nasılı, ayrıntısı, detayı... Elbette Allahualem... 

İnsanlığın en alçaklarının en tepede görüldüğü bir çağ, bu da bir hadisin gerçekleşmesi... 

Kıyamet hadisleri zahiri ile gerçekleşirse o zaman nüfusun azaldığını, savaşın da düşük teknolojiyle olduğu tahmininde bulunanlar var, yani korona gibi silahlardan ve yeni dünya savaşlarından sonra kalan azınlıklar içinde, bilemeyiz elbette Allahualem, ama şu kesin ki zalimlerin hedefi bu, insanlığı milyona indirmek... 

O zaman bilim deyip fen deyip hemen herkese kanmamalı, hemen aydınlık görmemeli, insanlığa faydası yoksa, zararlıysa nice kitaplar dahi en vahşi en yobaz araçtır, nice alanlar dahil, zaten en büyük kötülükler, iyiliklerin en yoğun olduğu sahalardan çıkıyor. 

Ayık olmalı, hayır ve fayda gözlüğüyle bakmalı olaylara, gerçek aydınlık, hakiki terakki hep karambolün içinde ayrı ayrı sahalarda azınlıkta, faydaları seçip arıtmalı, kendimize, neslimize öyle katmalı... 

Albert'in sadece zekasından bahsetmek, neden olduğu katliamı görmemek objektif bakış olabilir mi? 

Hakikat ve adalet aşığı önce kendisi hakiki ve adil olmalı, parlatılanların karanlık yanlarını da göstermeli gelecek nesillere, ibrete vesile olmalıyız... 

Ahlakın, vicdanın yontmadığı bilgi aşkı sadece zulme götürür nefsi... 

Bilal Yavuz 


VE GERÇEKLER

Sahte kutuplar, sahte hocalar, sahte hacılar, sahte şeyhler, sahte mürşitler, sahte mollalar, sahte cemaatler, sahte tarikatlar, sahte dergahlar, sahte, sahte, sahte... 

Dünyada bir avuç kalan hakikilerini nereden anlarsın? 
Evvela tebliğin, gayretin ücretini beklemeyecek kimseden, mükafatı yalnız Allah'tan bekleyecek, milletin emeğine göz dikmeyecek, lükse ve israfa bulanmayacak, zengin olsa bile müminlerin garibanları veya orta hallileri gibi yaşayacak, mütevazı olacak, gösterişe gitmeyecek, itikadı ve metodu doğru olacak, Kuran ve sahih sünnete uyacak... 

Sonra enaniyete kapılmayacak, gücün şakşakçısı, saray soytarısı olmayacak, hak namına krallardan dahi çekinmeyecek, cesur ve adil olacak, haksızlığa ilk o susmayacak, sapkınlığa karşı çıktığı gibi kendi mahallesinde olacak katliamlara, tecavüzlere, yolsuzluklara susmayacak! 

Kardeşlerinin rey pazarlığına oturmayacak, dostlarını ticaretine piyon yapmayacak, bidatlerden, batıllardan, şirklerden sakınacak, sakındıracak... 

Gerçek alim tüm müminleri kardeşi görür, tüm müslümanları cemaati görür, tüm inananların birliği için çalışır, faşizm ve holiganlık ondan uzaktır, bütün dünyayı tek bir mescid görür, bütün din kardeşlerini tek bir tarikat... Gerçek alim, dünyalığı din tüccarlığından kazanmaz, infakları kendi havuzunda biriktirerek o bir avuç infaka da engel olmaz, bilakis infaklara vesile olur, gizli ve açıktan, vereni alanla buluşturur, vakıf malının bir hurmasına dahi el atmaz. 

Konuşmak kolaydır, vaaz vermek kolay, hele bilmek, bilgi çağı, nice papaz sözde hocalardan daha çok ezberliyor bilgiyi, veriyi, mühim olan yaşamak, yaşatmak, örnek olmak... 

Alim diye bilinen şu gösteriş budalası, israf ehli olanlardan kaç, uzaklaş sahtekar din tacirlerinden, merhum Said Nursi, Mehmed Akif, Sezai Karakoç gibi yazdığını yaşayan takva ehli, hâl lisanlı ulemaya, mütefekkirlere yönel, uykudan uyan ey can, münafıkların ve menfaatkeşlerin seni kullanmasına, sömürmesine izin verme... 

Sahtelerin ne mal olduğu zamanla ortaya çıkıyor hepsi olmasa da, gün geliyor kiminin nasıl bir terörist olduğu, kiminin nasıl bir çocuk tacizcisi olduğu işte ayan beyan ortaya dökülüyor, daha böyle gizli kapaklı nicesi var, zamanında onlara talebe olanlar işte görüyorsun hep pişman, ibret al ahvalden... 

Şimdi müslümanlar eskiye göre daha bilinçli, artık kandırma piyasasından verim az, şimdi bu yüzden sahte mehdiler de türedi iyice, son on yılda avuç avuç, dolar dolar... 

Sakın kanma ey can, sahih hadisleri iyi incele, kıyamet alametlerini bir bütün olarak iyi idrak et, Kuran'ı iyi anla, kütüb-i sitte oku, o zaman sahtekar mehdilere de, yalancı din tüccarlarına da asla kanmazsın inşallah... 

Din tüccarlarına bakıp dinden soğuma, dini anlarsan kaynağından, dine bakıp din tüccarlarından soğursun... Vesselam...

Bilal Yavuz 

18 Ekim 2022 Salı

EN GÜZEL AŞK ŞİİRLERİ

EY

Aşkın sardı cana teni
Visalindi hayalimiz
Rızan cennetler cenneti
Hasretlerde nefesimiz

Meded göster bana beni
Kıymetlensin cevherimiz
Sensiz heryer cehennemdi
Senle ateş bile deniz

Şereflenir emrettiğin
Onurlanır söylettiğin
İzzetlenir her seçtiğin
En büyük lütuftu sevgin

Onlar hiç anlamadılar
Bir çöplüğe aldandılar
Oysa orda gerçek diyar
Bile bile koşmadılar

Mutluluğu hak etmeyen
Yürekleri bırak gönül 
Senin yurdun sevda bahçen
Hakiki dostların hep gül

Aşkın vurdu bana beni
Depremlerde mecalimiz
Sevgin cennetler cenneti
Umutlarda çiçeğimiz

Varlık adınla aydınlık
Yokluk emrine amade
Sonsuz nurunla canlıydık
Hürlük Sana kulluk bize

Bilal Yavuz 



HEY

Sevgin akar ilden ile
Yerden yere gökten göğe
Rahmet yağar candan cana
Lütfun damlar özden öze

Sevda içten içe pınar
İhsanın yağar yaşama
Dolanır gönüller zar zar
Dolup taşar ummanlarca

Sevdiğin hep dost aleme
Düşmanın düşman evrene
Geliş Senden dönüş Sana
Meded koma bizi bize

Kalleşlik sarmış cihanı
Kardeşlikler paramparça 
Arar ciğerler felahı
Bir nefes elzem canlara

Nolur bahşet bahçemize
O solmaz aydın soluğu 
Bahar insin hanemize
Çiçeklensin çağın ufku

Ahir zaman bozgunları
Yakıp yıktı ormanları 
Doğa, doğal hep tükendi
Eridi insanlık dağı

Akar sevgin yelden yele
Arzdan arşa, arştan ferşe
Merhametin değer köze
Nurun can verir renklere

Aşkın sarmış evrenleri
Hasret rızana güzeller 
Tesbihle bülbül zerreler
Cennet rızanla cennetti

Bilal Yavuz 






BİLAL YAVUZ TASAVVUF SÖZLERİ